3
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
1742
Okunma

Kapaklarının güne güzelliğini dökerek açılan
Şanslı bir çift gözdü; benimkisi
Şükürler olsunlar süzülüyordu dudaklarımın çatlaklarından;
Kollarımı okşuyordu sarı sıcağı, göklere seslenen
Güneşin heybeti;
Birikiyordu çakıl taşlarımın sahil kıyılarında
Ezber bozan mutluluk replikleri…
Bir öğretmenim ben
Dört bir yanında Anadolu’nun
Fark etmez nerede açtığım ışıklarını sabah vapurunun,
Kalkıp giyinmeliyim hemen muallimliğin ilk gününde
Siyah döpiyes içine beyaz gömleğimi, bütün iyi dileklerimle…
Sırtlarında kaderleri değerince ağırından çantalar
Tüm eğitim cephaneleri amade
Besbelli gözbebeklerinde kopan fırtınalardan
Bugünün küçüğü cihat edecek yarın karşılarına çıkacak
Cehalete;
Helal sana kendisi küçük yüreği devasa
Ali, Ahmet, güzel gözlü Ayşe!
Öyle eminim ki gittiğim yoldan
Hiç bu kadar olmamıştım belki daha evvel…
Gönül bahçemde türlü türlü çiçekler açacak
İlmin sularında misler gibi kokacak
Ben ise damıtılmış bir aşk ile
Eğitim neferliğinde yerimi alacağım
Kara tahtada bembeyaz umutlar fısıldayarak…
Parmaklarım ağırlıyor tebeşirin kırık beyaz tonunu
Ve içim yıllardır susamış sanki
Bir “öğretmenim” deyişine minik yavrunun…
Gerçi eğitim okulda, tarlada, evde
Mekan tanımaz gelmek istediğiyse bir kere…
Ayna tutabilmek bilginin yüzüne ve
Yedi yaşındaki bir fidanı kökleştirebilmek
Ulu bir çınar, köknar, belki bir defne…
Sarsılmaz, sarsılmayacak
Bir eğitim neferinin gittiği gün bin nefer dünyaya
Gözlerini açacak, cahilliklerin üzerine gölgesini kaçırarak…
Yıldızlar kaymasın, parlasın…
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.