0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
78
Okunma
Nefretin Nöbeti
Unutmaya çalıştıkça, nefretim seni fısıldıyor.
Sana olan nefretime isim koyamıyorum.
Sanki bir harabeyi ayakta tutan son direk bu öfke,
Yıkılırsam, altında seninle kalmaktan korkuyorum.
Sesini sustursam, sessizliğin yankısı doluyor odaya,
Yüzünü silsem, yokluğun bir mühür gibi kazınıyor hafızama.
Affetmek ağır yük, unutmaksa sana verilmiş bir ödül;
Bu yüzden kalbimdeki zehri, seni diri tutmak pahasına içiyorum.
En çok da kendime kızıyorum aslında;
Senden nefret edebilmek için bile, hâlâ seni düşünmek zorundayım.
Gittiğin yollara pusu kurmuş bir yabancı gibiyim,
Kaçtıkça, her köşe başında yine sana çarpıyorum.
Adını dilimden söküp attım ama sızısı kaldı dişlerimde,
Konuşsam sen kokuyor cümleler, sussam yine seninle doluyum.
Bu bir veda değil, bitmeyen bir hesaplaşma;
Kendi mahkememde hem hâkimim hem mahkûm.
Seni unutmak, senden kalan son parçayı da öldürmek demek,
Belki de bu yüzden, bu nefrete mecburum.
Artık ne seni istiyorum ne de bu yükü;
Sadece gölgemin gölgenden ayrılacağı o sessiz günü bekliyorum.
Alper KARAÇOBAN
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.