0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
17
Okunma
Daha ne kadar bekleyebiliriz ki?
Kader, senden vazgeçmemem için adını haykırıyor.
Gökyüzü şahit bu dilsiz direnişe,
Zaman, aramıza ördüğü surları yıkmak için can atıyor.
Adımlarım sana düğümlü, her yol sende bitiyor,
Rüzgar uzağından fısıldıyor: "Gitme..."
Yollar tükenir mi sandın bu yangın dinmeden?
Bizim hikayemiz, mürekkebi henüz kurumuş bir ferman.
Kaçmak ne mümkün bu yazgıdan,
Gözlerin her köşe başında bir pusula gibi beklerken?
İçimdeki ses, fırtınaya inat direniyor:
"Vazgeçmek, ruhun nefesini kesmektir."
Görüyorsun ya, kaçtığımız her sokak sana çıkıyor,
Aklım firar etse de kalbim aynı kapıda nöbette.
Vakit dar, sabır yorgun ama umut...
Umut, adını andığım her an yeniden çiçek açıyor.
Direnmenin hükmü yok artık bu çağrıya,
Yıldızlar bile yerini ezberlemişken yanımda.
Senden vazgeçmek, kendimden caymak demek;
Bir ömrü, bile bile karanlığa hapsetmek demek.
Artık susmak, fırtınanın kalbinde uyumak gibi,
Bu çağrı, her nefeste daha bir korlanıyor.
Vazgeçmek mi?
O, gökyüzüne bakmayı unutmaktır benim için.
Hangi rüzgar savurabilir bizi, ruhumuz bu denli yakınken?
Hangi gece örtebilir kalbimdeki bu yalın ışığı?
Bak, yollar bile büküldü önümüzde,
Sadece bir adım ötedeyiz, vuslatın tam kıyısında.
Uzat ellerini bu sesin yankılandığı yöne,
Kaderin sesi, sevdamızın zafer şarkısı olsun.
Biz yazılmamış ne varsa, kanımızla yeniden yazdık;
Şimdi bırakalım, zaman bizi birbirimize bıraksın.
Alper KARAÇOBAN
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.