1
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
149
Okunma
Sabahın sokağında üşüyen bir sevgiliydi Nar çiçeği
Esmer kıpırtıların arasındaki güneşin kentinde
Yalnızlığın raflarına oturmuş avucundan dökülen hüznüyle
Titreyen okyanusun mavi harabelerinde yaban sinsiliğin alışkanlıklarına tırmanmıştı
hırkasının dinginliği
Aşkı kuşatmış köprüler salmış yıllara haber salmıştı sabrıyla
Bütün bulutların altında soyu tükenen aşkları serdi
Nerde yağmur var orda maviyi savururdu Nar çiçeği
İnce dinleyişli gözlerinin ufkuna üflüyorum bensizliğimi
Sıcak iklimlerin coğrafyasına mevsim taşıdığı söyler sorsanız
Ama her sabah doğduğunda yeniden aşık eder kendine
Doğurur bir şiire kısrak yeleli koşmalar
Çatlayan yabancılığımı sıyırıp alıp hayatın sırtından
Ayaküstü kaçışır caddelerin yavanlığında
Ah Narçiçeği
Yürüyebilirdik seninle bir kıtanın uzantısında
Dünyanın kasnağına işlerdik
Zeytine yemin edenin sırrını
Uzaklığın ıssızlığını
Ellerin değse
Zaman çekilse
Dizilir mi teknesinin terkisinde bir yalnızlık
Uzadı ömür
Kırgın ilk gençliğimin yüzüne eğilimedim ben
Sen ise
Ömrünü patika çizmiş uzaklığın gençliğisin Nar çiçeği
Ezelden üşüyorum ben
Siyah güller ak güllerden beri
Sense geyveden almışsın ürkekliğini
Göğe bu kadar sarıldıysa kokun
Sürgün rüzgar toprağın yüzüne yalayıp durur neden?
Uykularında kuşların konuşmalarını dinler misin nar çiçeği
Rüyaların gözleri çekilen ışığını açar mısın?
Beni dipsiz mavinin çengeline takıp
Uykusuzluğun vatanında sever misin?
Nar çiçeği
İşittin mi
Duyduklarımın vatanısın
Konuştuklarımın şiiriyken
5.0
100% (7)