9
Yorum
30
Beğeni
4,9
Puan
1376
Okunma

Daha ben geçmedim önünden
Islak bir rüzgâr var içeri gir sen
Havanın kaybolmayan demokratlığı üzerinde
Bir mürekkepli utanır sanırdık biz köleliği
Kaygılı bir kımıldanışıyla dallar ve
İlerde Hızır kollarına serin
Şimdi oradalar da biliyorum
Sense ölmemiş dudaklarınla kıvranırsın
Haberi olmamış sarkar kıvamında sabahlar
Bizzat gece gürler
Namlusu aşka çevrilmiş kelimelerin
Uğrak limanlı bedenlerimizse sokulur geceyle
Öpülmek sesinin teniyle karanlığın koynuna
Uzanırken külsüz ihanetiyle ateşimizin
Hepimizden yükselir bir gramofon
Ya da minaresine asılmış çığlıklarıyla
Serenat yapar bir aşk çocuğunun ölümlüsü
Horlanmış, bir halk dudaklı sevda
Çünkü yaşamak bir yumruk yüzüme
Ağzımızsa geçmiş ihanetin çatına
Oturur
Çalkantısına bir açlığın harareti devir aşar
Bayırlarda
Gebe bir günün sonuna eğdi başını zaman
Ve haberlerine kulak yalayışıyla
Tetik basar sözlerimiz mermi sırıtışıyla
Çağrılarımıza çıplak kuşların alevlerini alarak
Yürek çarpıntısına
Ebabil çağırtısıyla uykular öper
Ayartma, mısraları ve uçuşları
Bulanık, zemheri ve buram buram coşkusuyla
Savrukça kalkar
Örtündükçe beyaz bir aşkın dağınıklığı
Bırak bir el değmemiş büyütür
İniltisini emen bir geceyle
Ve gebe bir sabahın karnını yarar zaman
Hadi biz günü seyredelim…
5.0
94% (15)
4.0
6% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.