Hiçbir zaman çıktığın kapıyı hızla çarpma, geri dönmek isteyebilirsin. don herold
Zarif oğlu
Zarif oğlu

Sen Geldin bu sabah

Yorum

Sen Geldin bu sabah

( 3 kişi )

0

Yorum

5

Beğeni

5,0

Puan

128

Okunma

Sen Geldin bu sabah

Sıyırdım ölümü o sabah
Güneşin terkisinde girip yayıldığından anda odama
Kumları savrulmuş sahilin dinginliği yaklaşırken
Suyun serabına kapılmış meftun hallerim son durağında

Sabahın doğurduğu bulutun gülmesi gökyüzü
Ötesine ekilmiş bir kavuşmanın sancısı tuttu
Eğilip aldım yerden yıldız koşması gece küskünlüğümü
Vuslata çeyrek kalan saatin endamına zaman çizdim

Kalktım, rüzgâra dokunan çiçeklerin penceresinden
Ayak sürüdüğüm kaldırımların sırrı yürüyüşümün cellâdıyken
Menzilinin tohumlarını ektiğim sıra sıra dizilmiş
Kavuşmaların
Ahını savuruyorum buğday yanıklı caddelerde nice âşıklarına

Avuçlayım öpüyorum sahilin kıyısından havayı
Parmak uçlarımdan dokunuyorum mavinin merakına
Geliyor diyorum tenhası dolmuş turnaların arkalarından
Demlenmişken divane kanatların sürgünü

Dönüp duran ruhumun içinden çıkması bu sabah
Geçmek bilmeyen yolun sonunu değer kirpik uçları
Gözyaşı güler bu sabah
Gemiler kaptansız görür deniz fenerini
Kelimeler susar kervan izlerine değerken tehcirin tefekkürü

Harabeydim yeryüzü kurak kalmışken
Saç diplerine kadar değerdi ecelin üflediği
Hercai bir resmin öğütülmüş somurtanıydım
Sen saklambacını bitirdin tarihin
Aşkın geçtiği yerlere eğilmiş savaşa son vermiştin

Neydin sahi
Beni bu sabah yeniden doğuran sen değil miydin?
Ülkem bu sabah benimle barış sanki
Dünya kapı araladı bensizliğin koştuğu yerlere
Tüm ressamlar beni çizmeye başladı
Köprüler kuruldu
Tarlalar dişledi yeşilin bin bir tonunu
Mehtabın görklü endamı hayaller yağdırdı
Kuzular salındı
Şarkılar küskün sazların diline yürüdü
Çocuklar korku mumunun alacakaranlığını söndürdü

Sen geldin sabah
Bilirim ben bu sessizliği
Tanıdım bu yeryüzünün dilini
Yetişebilir miyim sana?
Yüklerimi ürkütmeden
Tutmadan elini, sıvazlamadan sırtını dünyanın
Ve gabya varmadan mihrabına ram olabilsem
Oysa hep kalp kıpraması
Ruh oyalaması
Yollar uzar
Kısalır kuşların göçü
Dağlar büyür incinir kıyısından serpilen Midas çiçekleri

Acı bulutların toprak sızısı beyaz seslerini duymadan
Tren vagonlarına ilişen kalabalıkların rıhtımını aşabilir miyim?
Sen değen şehrin iliklerinde sızarken bir bayram
Çocuksu toplaşmalarımda ruhumun elbiseleri şenlenir mi?







Paylaş:
5 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (3)

5.0

100% (3)

Sen geldin bu sabah Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Sen geldin bu sabah şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Sen Geldin bu sabah şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL