15
Yorum
38
Beğeni
5,0
Puan
1652
Okunma

Uykulu hallerim baş mesele artık
Testisini sefaletin sellerine dayamış dolduruyor
Külçe külçe hırsların kamçıları demlediğini
Yavru bir iç huzuru boğazlayan sultanıyken
Kalabalıklaşan yanımdan özlemin kayıyor
Senle birlikte yükseğe bir ötüş bırakmadı ki kuşlar
Adın güneş tozunu yuttuğundan beri
Sarı ırmakların öksürüklerini
Yüksünmedim
Yöremizde yalnızlığı eklemlerime sardım
Yürümelerin suya giden bir sensizlik saydım
Sahi senden sonrasına ne dedim ben
İlk çağa dönerken insanlık
Ben senin hangi çağına vuruldum
Bahardan sonra yorgun ilikledim mevsimleri
Yeşil eriklerin tadına bir daha bakmadım
Koynuna söğüt dalları asmış uslu koylara bir daha
Gidemedim
Süt kuzusu körpe düşlerin kurbanı olan
Putların yavan kavgalarını dışlayamazken
Senin kör bıçaklı hevesli fedalarını da
Görmezden gelemedim
Dillerim harap yolların tozunu yuttuktan sonra
Şiire demlemediğim ahrazlık hallerindeyim
Sensizliğe kalemsizlik ekliyorum
Yetisini kaybedenler diyarına
Ağıt yakanların emekçisi ruhum
Aralıktan kopan günleri on bir kez seçiyorum
Kıblesine bir gün seçen o güne
İlmekli türküler diziyorum
Gelse de duysam
O tek ses diyarlarının abı hayatını
Şiirden göçüyorum
Çorak memleketler sıradan yürüyüşler
Ve divitinden boşluk süzülen körlükteyim
Yazamıyorum
Ürkek ceylanların diyarından kopan masal koçanlarını
İri kuşların kanatlarını
Yanık türkülerin altından akan ırmakları
Yüksek rütbeli ölmelerin vedalarını
Ve aklına mıhladığı sevdaların deliliklerini…
5.0
100% (21)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.