4
Yorum
7
Beğeni
0,0
Puan
1576
Okunma
Nemrut ateşe üfledi
ve Tanrı
ateşten bir melek yarattı
"Mevsimlerden bilmem hangi baharın ertesi
Renklerden eflatundu…"
Zamanın arasına ayraç koyup
Lahzalarla oynayabildiğimiz herhangi bir aralıktı
Sen dumandın
Ben sis
Ya da tam tersi
Ne farkeder ki?
Henüz süt lekeli dudaklarımla öpmemiştim
Şeytanı sağ gözünden
Ellerimdeki şefkati
Dipsiz bir vaha da yok etmemiştim
Duvarlarına yağmur damlaları astığımız odanın içinde
Geceleri doyumsuzca sevişip
Gündüzleri kendi köşelerimizde ağlamanın hazzıyla tüketmiştik
Üç kırmızı asrı
…
Sonra
Kar tanelerini büyüleyip
Uzun yollar arşınladık
Farklı yollarda
Ardımızda koyu lekeler bırakarak
Üstünde adın yazılı uzun hatırlayışlar satın alıyorum o günden beri
Ayak izlerimizi örten
Büyülü kar altında sakladığımız
Kimliksiz tesadüfler öpüyor arada bir
Teninin soğukluğuna mübtela dudaklarımdan
O tesadüfler o kadar şeffaf ki
İlk kehanetinde öldürebilir
Gözbebeklerine değen başka gözlerin renklerini
Şimdilerde parmak uçlarımda koğuşlanmışken
Saçlarımın cüzzam kokusu
Neden bana bakmıyorsun soruna cevap
Seni benimle birlikte başkalarınında görmesinden korkuyorumdur
Evet bir başka asrın gün dönümü
Teni beyaz bir tesadüfün gölgesinde
Mevsimlerden bugün
Ve yine renklerden eflatun
Merhaba Tanrım yine ben…
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.