3
Yorum
10
Beğeni
0,0
Puan
2118
Okunma

Narım,
Yelpazemdeki matemin rüzgarıyla alevlenen tenimin mührü
Nurum,
Ruhumun buklelerinde saklanan giz
Siyahım,
Tüm günahlarımı sorgusuz bağışlayıcım
...
Sancımla tahrik olan parmakuçlarıma ziyafettir varlığın
Bu yüzden
Günahkar idamlardan çaldığım harflerle kurduğum cümlelerimi öp
Kanayan dudak kıvrımlarından
Öp ki,
Şefkatsiz kelimelerim titresin
Duamın dibine yaktığım mum ışığında
Lekelenmiş itiraflarımı sarmaladığım incir yapraklarını bırakırken kapına
Mabedinde nöbet tutan mevsimleri suçlama!
İçi şer dolu şehrimin kasıklarında uyurken şeytan
Uyandırdığım kıyametin boynuna asılsın
Ucuz büyülerle süslenmiş sevişmelerim
Ve dahi,
Bir türlü sahiplenmeyi beceremediğim Tanrıların kimsesizliği
Akrep zehriyle arındırdığım teslimiyetinden utanırken Medusa
İnancının yaprakları dökülmüştü kış’ın ellerine
Hatırlıyorum evet
Gamzelerine nefsimle doldurduğum yasakların tadına bakarken sevmişti
Kendi masallarında yarattığı fahişenin sözlerini
Her ne kadar öldürmeden sevmeyi dilesem de
Hep yakışmıştı ellerime neşter
Bu yüzden acım kalbimin uçlarından damlamıştır
Bir sonraki cinayet için kendime seçtiğim yolların üstüne
Lakin aldırmadım!
Şimdi yeni doğum hazırlığındayım benim için yaratılan asrın içine
Üzerimde bakire yağmurların keskin buğusu
Ve yüzümde
Kutsal kitapların mahreminde bahsedilen masumiyet maskesi
...
Ve nihayetinde
İki bedenin külü koyulunca bir kavanoza
Ağlar umursanmayan hayatlar
Arzularındaki kayıplara…
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.