49
Yorum
35
Beğeni
5,0
Puan
5245
Okunma
" Yağmur,
bazen öldürür insanı
Bileceksin..."
Avuçlarımda yağmur biriktirirdim,
saçlarına sürerdim usul usul.
Sen uyur kalırdın…
sen toprak kokardın…
…şimdi
boşuna yağmur topluyorum…
Her gün doğururdum seni
bu yüzdendi günaha girmeyişin
ve küçücük oluşu ellerinin.
Bir kere büyüdün
onda da yürüyüp gittin.
…şimdi
boşuna sancı çekiyorum…
Alelacele yakıyorum her sigaramı
artık öksürüyorum
ve dudağımda öksüz bıraktığın tadını
sık sık unutuyorum.
…boş ver
yasal değildi zaten
sonu eğreti duran bir masaldı…
Düşünürdüm…
-Bir harfim dokunur da canın yanar mı ?
-Kulağının ardına ılık bir nefes koymazsam
(hani unutursam)
uykun kaçar mı ?
-Kıskanırsam, sarılmayı sevdiğin ney’in sesini
bir köşede unutur musun kale/mi/min nağmelerini ?
Yine de suçlardın
seviştiğin hece sayısınca…
bozduğun oyun sayısınca…
Kalın kitap sonlarına benzeyen bir yalnızlık
fermanım olurdu da
gölge boyu misali kararsız imgelerin
beni gözaltına alırdı.
Sen uyur kalırdın…
Sen toprak kokardın…
Sütü bozuk imgeler !
Her defasında yol ortasında vururlardı
-Özel bir günde ölmeliyim…derken.
Kaç girdap sevişmek için koynunu açardı
boğazımdaki düğümleri çözmeden.
Üç kuruşluk mesafede
insanlar görürdüm teni sen kokan,
salyalı ağızlarından küfürler devşirerek
eteğindeki yalanları yağmalayan.
Ritimsiz bir yağmur başlardı.
Sen uyur kalırdın…
Sen toprak kokardın…
Satırların sonunda parmak uçlarına basarak kaçardın
sigaranda kalan son nefesi çekmeden.
Oysa kaç şiir gezdin tebdil-i kıyafet
temizlenebildin mi
ebced hesabıyla yüzüme çizdiğin zulümden !
söylemiştin
lamelif bakar gözlerin…
Boş ver !
Zaten
bilediğim tüm kelimeler şahdamarım için…
Sıyrılıp pençelerinden bir bir ebabillerin
adımı sileceğim.
Sen uyurken…
Sen toprak kokarken…
15/07/2010 Denizli
5.0
100% (1)