1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
90
Okunma
Beni bir anne şefkati, bir vatan toprağı gibi,
Hiç sönmeyen bir ocak, kutsal bir yâr gibi sev.
Ruhunun menzilinde, cana can katan o yoldaş;
Mahşerlik bir sevgili gibi, koparma kendinden öyle sev.
Yorgun argın döndüğüm yolların sonunda,
Yüzüme değen serin bir akşam yeli gibi sev.
Hiç gidilmemiş yolların, o suskun rayların sessizliğinde;
Ankara’nın ayazında, karlar altında filizlenen bir umut gibi sev.
Siyah beyaz bir fotoğraftaki o tek hatıra kadar derin,
Hiç söylenmemiş, en yanık türküler kadar içten sev.
Gözlerimde biriken o eski mektupların hatırına,
Kalbimde suskun duran bin yıllık sevdalar uğruna...
Edebinle, usulünle, ruhunun en ince sızısıyla;
Yorma beni, sorma beni...
Sadece kalbinle sev.
Vakit daralırken, ömür bir yaprak gibi düşerken yere,
Adımı bir mısra gibi, sessizce sakla dilinde.
Dünya gürültüsünden uzak, en kuytu yerinde,
Öldüğümde bir mezar taşı değil, bir dua gibi sev.
Alper KARAÇOBAN
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.