1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
20
Okunma
Kadın dedi ki..
Beni sevmekten ne zaman vazgeçeceksin?
Yorgun bir hikâyenin son sayfasıyız artık.
Zaman saçlarıma kışını bıraktı, gözlerim buğulu..
Yorulmadın mı kapalı kapıları çalmaktan?
Vazgeçmek bazen en büyük özgürlüktür, anlamıyor musun?
Adam dedi ki..
Seni sevmekten niye vazgeçeyim ki...
Her gece hep hayal ettim, belki beni bir gün seversin diye.
Vazgeçmek, nefes almayı bırakmak gibi gelir bana.
Sen benim için sadece bir isim değil,
Yarım kalmış bir masalın ilk cümlesisin...
Eskimiş bir aynada kendini gördüğünde korkma,
Benim gözlerimde hâlâ o ilk günkü sevgilimsin..
Kadın sustu, masaya tozlu bir yaş düştü.
Peki ya hiç sevmezsem?
Ya bu bekleyiş boşunaysa?
Adam elini kalbine götürdü ve fısıldadı:
Güneş, çiçekler açsın diye doğmaktan vazgeçer mi?
Sen beni sevmesen de olur,
Yeter ki dünya senin olduğun bir yer olsun.
Ben seni sevmeyi, sana rağmen değil,
Seninle var olduğum için sevdim.
Beklemek benim sadakatimdir..
Vazgeçmek, benim lügatimde ölmektir...
Kadın başını kaldırdı, adamın gözlerinde bir ömür gördü.
Ölünce biter mi bu sevda, diye sordu sessizce...
Adam gülümsedi, gökyüzünü işaret etti:
Toprak bedeni saklar, ama sevdayı ancak sonsuzluk paklar..
Eğer bu dünyada vuslat yoksa bize,
Seni beklediğim her an, ahirette bana cennet bahçesidir.
Vazgeçmek mi? Ben seni sevmekten değil..
Seni sevmediğim bir ihtimalden vazgeçtim...
Şimdi ister sev, ister git..
Ben senin olmadığın yollarda bile, seninle yürümeyi seçtim.
Alper KARAÇOBAN
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.