0
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
58
Okunma
Sigara Gibi Sevda
Seninle başladı gecelerin ağırlığı,
bir duman gibi çöktün içime—
ne dağıtabildim seni
ne de tamamen soluyabildim.
Sigara elimdeydi,
ama yanan hep kalbimdi.
Kül olurken parmaklarımın arasında
en çok sana dokunamayışım acıttı içimi.
Bazı insanlar gider,
odasındaki koku kalır.
Sen gittin…
ben hâlâ seni taşıyan havayı soluyorum.
Her nefeste biraz daha eksiliyorum,
çünkü aşk dediğin şey bazen
bir sigara gibi:
ilk çekişte huzur,
sonunda yavaş bir yıkım.
Ve ben,
kendimi bile bile mahvederken
en çok sana benziyorum şimdi—
suskun,
yaralı
ve içten içe tükenen.
Gece uzuyor…
masanın üstünde yarım çay,
kül tablasında biriken izler
ve senden kalan sessizlik.
Bir tek sigara anlıyor beni,
o da senin gibi—
önce içimi ısıtıp
sonra ciğerime çörekleniyor.
İnsan sevdiğine neden benzermiş,
şimdi anlıyorum.
Ben de senin gibi oldum:
uzaktan güzel,
yakından can yakan.
Adını söylemiyorum artık,
çünkü bazı isimler
dile değince değil,
kalbe batınca acıtıyor.
Bir gün gelir de sorarsan
“Bunca zaman ne kaldı benden geriye?”
diye—
sana uzun cümleler kurmam.
Cam kenarında sabahlayan bir adam,
yarım kalan bir ömür
ve dumanına seni saklayan
bir sigara kaldı sadece.
Sabaha karşı en çok sen çöküyorsun içime,
şehir susuyor,
duvarlar kararıyor,
ben yine aynı sigarayı
aynı acıyla yakıyorum.
Küller birikiyor geceden geceye,
ama insan en çok
içinde yananı temizleyemiyor.
Senin bıraktığın yer hâlâ sıcak içimde,
dokunsam canım yanacak biliyorum.
Bir ara bırakmayı denedim seni,
sigarayı bırakır gibi…
ellerim boş kaldı,
nefesim daraldı,
geceler daha da ağırlaştı.
Meğer bazı insanlar bağımlılık değilmiş,
eksikliği bile insanı öldürmeye yetiyormuş.
Şimdi kimse bilmiyor,
ben her dumanı göğe değil,
sana üflüyorum.
Belki bir yerde
aynı geceye bakarken
durduk yere kalbin sıkışır da
beni hatırlarsın diye.
Çünkü insan
en çok unutulunca tükeniyor,
ben ise hâlâ
adını yanarken saklıyorum içimde.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.