1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
50
Okunma
Gel ne olur dertlerimizi yarıştıralım,
Seninkiler mi daha yorgun, benimkiler mi daha dilsiz?
Kederleri aynı hizada bir kez barıştıralım,
Hangimiz daha çok üşüdük, hangimiz daha kimsesiz?
Sen anlat önce; Hangi vedanın gölgesi kaldı pencerende?
Hangi bekleyişin yükü çöktü omuzlarına?
Benimkiler birer birer dizilirken kalemimin ucuna,
Senin fırtınaların mı daha sert, yoksa benim sessizliğim mi derin?
Hadi, çıkar cebindeki o kırık dökük anıları,
Ben de masaya koyayım en taze yaraları.
Kazananı olmayan bir kumar bu, biliyorum,
Ama gel, hiç değilse bu gece bölüşelim karanlıkları.
Senin suskunluğun mu daha uzun, yoksa benim haykıramadıklarım mı?
Hadi, dök içindeki o küllenmiş yangınları.
Benim gönlümde biriken her bir hıçkırık,
Senin gözlerindeki o gizli bulutlara çarpsın.
Ölçelim o zaman; Kimin uykuları daha çok bölünmüş gece yarısında?
Kimin duaları daha çok yarım kalmış dudaklarında?
Bak, benim dertlerim birer göçmen kuş gibi,
Seninkiler ise birer han sahibi; gitmek nedir bilmezler...
Gel, bu yarışın sonunda ikimiz de kaybedelim,
Çünkü dert paylaşıldıkça azalır, yarıştıkça sıradanlaşır.
Senin yaran benim tenimde bir iz olsun,
Benim sızım senin gönlüne bir teselli.
Belki de en ağır dert,
Dertleşecek kimsesi olmayanın derdidir.
Bak, biz burada yan yanayız;
Bırak şimdi hangimizinki daha büyük,
Bırak da acılarımız birbiriyle helalleşsin...
Alper KARAÇOBAN
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.