0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
38
Okunma
Sen gidersen elbet bir şekilde hayatta kalırım,
Ama sonrası ne olur onu bilemem.
Ciğerlerime dolan hava aynı kalır belki,
Ama göğsümdeki o genişlikte bir daha nefes alamam.
Yürürüm, ayaklarım alışık bu yollara,
Eşyaların yerini değiştirmem, her şey yerli yerinde durur.
Sabahları çayı iki kişilik demlerim yine de,
Sırf bu sessizlik biraz daha geç vursun diye yüzüme.
Öyle hemen yıkılmam, bilirim bu hayatın yükünü,
Omuzlarım alışık rüzgarda tek başına durmaya.
Bir sigara yakarım, dumanı dağılır odanın boşluğuna,
İçimde kopan fırtınaları sığdırırım bir kül tabağına.
Bakarım aynaya, tanıdık bir yabancı görürüm,
Gözlerimin altındaki çizgilerde adın yazar gizlice.
Kimse anlamaz, kimse duymaz içimdeki gürültüyü,
Ben her gece kendimi yeniden o sessizliğe gömerim.
Söylenecek her şeye sustum, bıraktım geride,
Söz bitti, yol bitti, ama ben bitmedim henüz.
Kendi enkazımdan yeni bir gökyüzü kurarım elbet,
Yıldızları senin olmadığın yerlerden seçerim bu kez.
Sonrası mı?
Sonrası, artık kimsenin bilmediği bir hikâye...
Bir gün bir yerde karşılaşırsak eğer,
Gözlerimde ne bir sitem bulursun ne de bir iz.
Ben o gidişin içinden sağ çıktım ama,
Eski ben’i o yangının ortasında bıraktım.
Hayatta kalırım elbet,
Kaldım işte.
Yarım, eksik ama dimdik...
Gittin ya; artık kimse eksiltemez beni.
Çünkü sen, benden götürülebilecek ne varsa hepsini yanında götürdün.
Alper KARAÇOBAN
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.