2
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
207
Okunma
Aşk bir sembol olsaydı
gözlerini seçerdim.
Çünkü insan bazen
bir bakışla hayata bağlanır,
aydınlık bir sabaha uyanır gibi
yeniden doğar.
Sevginin en ağır yükü sendin,
ama taşıyan ben yoktum.
Beni benden alan bir dengeydi bu:
sen vardın,
ben eksiktim.
Belki de aşk
bir tarafı fazla olandır.
Seni her arayışımda
çölde kaybolmuş bir adam gibiydim.
Seraplara inanacak kadar yorgun,
bulamayacak kadar yalnız.
İçimin en karanlık odalarında
adını fısıldadım,
duvarlar duymadı
ama kalbim sustu.
Yalnızlık var olsun geceye.
Çünkü gece
bana seni hatırlatmayı biliyordu.
Ben seni
bitmesine az kalmış bir mumun
aydınlattığı odalarda sevdim.
Işık titriyordu,
zaman titriyordu,
ben titriyordum.
Ne bir kalem kaldı geriye,
ne de bir defter.
Yazacak bir şeyim yoktu zaten,
çünkü seni
yazarak değil
yaşayarak sevdim.
Bir tek sen kaldın.
Yüreğimden yüreğine dokunan
yalnız bir el gibi.
Soğuk gecelerde
o dokunuşla ısındım,
başka bir ateşe inanmadım.
Ay ışığının altında
mehtaplara bakarak
haykırdım seni sevdiğimi.
Sesim göğe çarptı,
geri dönmedi.
Ama bil ki
duydun sen,
aşk biraz da böyle duyar.
Hiç olmasını istemediğim sabahlarda
aşkı yaşadım sensiz.
Eksik,
sessiz,
ama sonsuz bir rüya gibi.
Uyanmak istemediğim…
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.