2
Yorum
9
Beğeni
3,7
Puan
269
Okunma
Bir kalbin en büyük sınavı
sevdiğinin kalbinde
yer bulamamaktır.
Kapısı açık sanılan bir evin
eşiğinde üşümektir
adı konmamış bir kış gibi.
Öyle bir sınavdır ki bu,
ne kazanılır
ne kaybedilir;
sadece insan eksilir kendinden.
Gülüşlerin ardına saklanan
o derin çatlak
geceleri büyür,
gündüzleri susar.
Çığlığın vardır
ama sesi yoktur.
İçinde yankılanır da
kimse duymaz.
Kalabalıkların ortasında
en tenha yer
senin içindir artık.
Gökyüzü kocamandır,
ama sığınacak bir liman yoktur.
Bulutlar geçer,
yıldızlar söner,
ay bakar da
anlamaz seni.
İnsan bazen
göğe bakarak da yalnız kalır.
Deniz iner tepeden,
yakamoz gibi sarar etrafını;
ışık sanırsın,
meğer acının parıltısıymış.
Dalgalar yürür yüreğinden,
her biri kanar
her biri senden bir parça alır.
Sevdiğinin adını söyleyemezsin,
çünkü adın olur,
susarsın.
Git desen gidemez,
kal desen kalamazsın.
En ağır yük budur işte:
sevmekten vazgeçememek
ama sevilmemek kadar.
Bu sınavda
kazanan yoktur.
Sadece
hayata biraz daha erken
yorulmuş insanlar vardır.
Ve insan,
en çok da
sevdiği yerde
yara alır.
Ve gün gelir,
insan en çok sevdiği yere
mezar kazdığını anlar.
Sevdiğinin kalbinde
yer bulamayan bir aşk,
kendi kalbinde
toprağa verilir.
Ne bağırış kurtarır,
ne gözyaşı…
Çünkü bazı acılar
iyileşmek için değil,
insanı tamamlamak için vardır.
Ben seni
kaybetmedim aslında,
kendimi
senin olmayacağın bir hayata
teslim ettim.
Ve bil ki…
Bir insan,
sevdiği halde susabiliyorsa,
işte o gün
aşk ölür,
adam kalır.
Artık gece değil bu,
bir vedanın kalbimde bıraktığı
soğukluk.
Adını anmıyorum,
çünkü mezarlar bile
fazla kalabalık geliyor bana.
Yaşamak dedikleri şey,
senin yokluğuna
her gün biraz daha
alışma provasıymış meğer.
İnsan sevdiğini kaybedince ölmez derler,
yalan…
İnsan sevdiğini kaybedince
nefes almayı öğrenir,
ama yaşamayı unutur.
Ben şimdi
hayatta kalan bir cesedim,
kalbim attıkça
biraz daha toprağa yaklaşıyorum.
Ve eğer bir gün
rüzgâr üşütürse yüzünü,
bil ki
bir yerlerde
beni gömüyorlardır.
Ben seni
bir insana duyulan sevgiyle sevmedim,
onu çoktan geçtim.
Ben seni
Rabb’in kalbime bıraktığı
emanet gibi sevdim.
O yüzden ayrılık
bana yabancı değil.
Her vuslatta bir hicran,
her hicranda bir çağrı var.
Sanma ki gidişin
terk ediştir;
sen benden alınmadın,
bana öğretilip
geri çağrıldın.
Şimdi susuyorum,
çünkü hakikat
yüksek sesle söylenmez.
Kalp konuşur,
dil teslim olur.
Eğer bir gün
yokluğum içini acıtırsa,
bil ki
orada ben yokum,
orada O var.
Ben seni
toprağa değil,
duaya bıraktım.
Ateşe değil,
nura teslim ettim.
Ve şimdi gidiyorum…
Kırgın değilim,
yaralı hiç değilim.
Sadece
aşktan arınmış bir kalple
aslıma dönüyorum.
5.0
67% (2)
1.0
33% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.