0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
40
Okunma
Ne sen gelebilirsin artık, ne de ben,
İkimizin arasında yıllardır çözülmeyen
Bir düğüm duruyor.
Ben anlatsam da anlayamazsın sevgili,
Bazı yaralar kelime kabul etmez.
İnsan bazen yaşadıklarını değil,
Yaşayamadıklarını taşır ömrü boyunca.
Sen yine sabahları perdeyi aç,
Güneş dolsun odana.
Benim pencerem uzun zamandır
Akşamı bekleyen bir gökyüzü gibi.
Karartma yüreğini benim yüzümden.
Ben alıştım eksik yaşamaya.
Bir masada karşılıklı oturup
Çayımız soğuyana kadar susamayacağız artık.
Senin ellerinde bahar var.
Benim avuçlarımda ise
Tutamadığım zamanların ayazı.
Bir çocuk kahkahası duyduğunda gül.
Bir martı geçsin denizin üstünden, seyret.
Bir çiçeğin açışını fark et.
Benim göremediğim ne varsa sen yaşa.
Çünkü insan bazen sevdiğine kavuşmayı değil,
Onun mutlu olduğunu bilmeyi ister.
Bak,
Akşam oluyor yine.
Bir evin ışığı yanıyor uzakta.
Bir sofraya tabaklar diziliyor.
Bir baba kapıyı açıp içeri giriyor.
Bir anne çocuğunun saçlarını okşuyor.
Hayat bütün güzelliğiyle devam ediyor.
Ve ben,
Bir istasyon bankında unutulmuş bavul gibi,
Geçmişin gelip beni almasını bekliyorum.
Git sevgili...
Benim hikâyem biraz yarım kaldı.
Ama seninkisi yarım kalmasın.
Bir gün birinin gözlerinde
Kendine ait bir yuva bulursan,
Beni hatırlama.
Çünkü bazı insanlar kavuşmak için değil,
Bir ömür hatırlanmak için girer hayatımıza.
Ve ben...
Yaz güneşinde erimeyi bekleyen
Bir kardan adam gibi,
Seni severek eksiliyorum.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.