3
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
247
Okunma
Aşkların en zoru değil midir
uzaktan sevmek…
Adını kalbinde taşıyıp
sesini rüzgârdan duymaya razı olmak.
Özleyip de görememek,
gözlerin doluyken
“iyiyim” demeyi öğrenmek.
Koşup sarılamamak,
denk gelir diye
sokağının yolunu bile unutmaktır bazen.
Canın yanarken
yalnız kalmak en ağırıdır;
elini tutmak isteyip
ellerini içine gömmek,
hayallerini kimse görmesin diye
kalbinin en kuytu yerinde parçalamak…
Onun neler çektiğini bilememek,
ağlarken yanında olamamak,
bir damla gözyaşını
avuçlarınla silememek…
İşte insanı asıl yoran budur.
Zordur uzaktan sevmek,
her gün biraz eksilmek
ama vazgeçmemek.
Sabır ister,
sessizlik ister,
hasreti ekmek gibi
bölüp bölüp yutmayı öğretir.
Ve en acısı şudur sevgilim:
Kimse bilmez
ne kadar sevdiğini…
Çünkü uzaktan sevmek
gösterilmez,
yaşanır.
Aşkların en çoğu sabır ister belki,
ama en çok hasreti
uzaktan sevenler çeker.
Belki de bu yüzden
uzaktan sevmek
bir kavuşma duası değil,
bir ömürlük susuştur.
Adını anmadan yaşarsın,
adınla yanarsın.
Görmeden özlersin,
dokunmadan parçalanırsın.
Kimse bilmez
geceleri kime ağladığını,
hangi şarkıda
iki büklüm kaldığını…
Herkes seni güçlü sanır,
sen sadece sessizsin.
Ve gün gelir anlarsın:
Uzaktan sevmek,
sevilmeden de sevebilmektir.
Karşılık beklemeden,
umut taşımadan,
sadece kalbini kaybetmeyi göze alarak…
İşte bu yüzden
aşkların en büyüğü değil belki
ama
en ağır olanı uzaktan sevmektir.
Çünkü bazı sevgiler
kavuşmak için değil,
insanın içinden
hiç çıkmamak için yazılır…
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.