1
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
246
Okunma
Belki sen çoktan alıştın bensizliğe,
bir kentin ışıkları altında
adımı unutarak yürümeye.
Ben hâlâ aynı sokaklarda
aynı akşamüstlerine takılı kalıyorum.
Bazı şehirler insanı bırakmaz,
bazı insanlar da.
Sen kendine yeni cümleler kurdun belki,
ben eskilerle yetindim.
Çünkü bazı kelimeler
bir kere öğrenilir
bir daha sökülemez insanın içinden.
Beni hayatından sildin mi bilmiyorum,
ama ben silmenin
bir tür kaçış olduğunu öğrendim.
İnkâr ettikçe büyür bazı şeyler,
susarak çoğalır.
Ben sevdiğim hiçbir şeyi
yok sayarak bırakmadım.
Sevdim, taşıdım,
biraz da gururla sakladım.
Şimdi senden uzaklaşırken
adımlarım ağır,
çünkü her adım
bir hatıranın üstünden geçiyor.
Her kaldırım
bir cümleyi hatırlatıyor bana
yarım kalmış,
tam söylenememiş.
İçimde hâlâ
kimseye anlatamadığım bir ihtimal var,
masum, inatçı,
biraz da çocuk.
Keşke her şeye rağmen
yan yana kalabilseydik diyor.
Ama hayat
keşkelere pek yüz vermez,
bunu da öğrendim.
Bazen en çok istediğini
elinden alır hayat,
sırf seni
kendinle tanıştırmak için.
Ben şimdi oradayım işte,
kendimle baş başa.
Kapatılmış defterleri açıyorum,
yaralarımı saymıyorum artık,
tanıyorum.
Korkularımla kavga etmiyorum,
aynı masaya oturuyorum.
Çünkü bazı geceler
insanı en çok
kendi sessizliği büyütür.
Ve bil ki,
bu bir yenilgi değil.
Bazı ayrılıklar
insanı eksiltmez,
derinleştirir.
Bazı aşklar bitmez;
sadece
insanın içinde
daha ağır bir yer tutar.
Ben seni
bir sızı gibi değil,
bir ders gibi taşıyorum artık.
Kolay değil ama
onurlu.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.