0
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
818
Okunma
I.
Adın geçer uzak bir kentte
Bu kent hüzün salar yurduma buram buram
Güneşler yakalarım gökten limoni tatla
Kuşların göç yolları bozuluyor,
Mutsuzluğum bundandır abiler
II.
Bu kentin görebileceği en büyük suçu işledik günlerce
Duvarlara sevda kazıdık!
Gölgeler şahit oldu bizlere, peşimizde koşa koşa
Yabana atılmayacak kedi çeteleri
Bizi bilirsiniz siz,
Hüsran türkülerinin moda olduğu zamanlardayız
Umutsuzluğumuz bundandır abiler
III.
Aşk da bir siyasettir aslında
Sen söyle Rabbim! Duraklar korur mu bizleri hüzünlerden
İnsan riya etmeyiversin bir zaman
Kaderine küskün, yaralı kuşlar
Sen söyle, kuşlar da göç ederse hangi mutluluk kucaklar bizi
Siyasi Mecmua’nın meşru olmadığı dönemlerdeyiz
Kederimiz bundandır abiler
IV.
Ah! Ruhuma işlemiş o hazan mevsimi
Kentime geceyle iniyor işte
Baş kaldırış gibi bizim duruşumuz
İsyan cephesinde yetişen sekiz yaşındaki çocuk
Dik dur kardeşim! Kudüs heybetiyle yürüyedur
Aşkın sokak sokak zulüm olduğu yerlerdeyiz
Bütün hüsranımız onadır abiler
V.
Şimdi aşk, revaçta olan tiyatro gösterimi
Oyuncular ağlamaklıdır oysa ki
Tiyatrodan sonra ölür insanlar
Hayatın katıksız acımasızlığı gelir sonra
Gelsin efendim! Kudüs heybetiyle karşılayadururuz
Ölümün ve acımasızlığın yenilmez armadalarını...
Sevdanın herhangi bir hayattan değerli olduğu yıllardayız,
Bizi mazur görün abiler
VI.
Şiirler de biter elbet bir gün
Biterse en çok ben ağlarım Rabbim!
Canım değersiz midir bilemem ama
Bir şiir, bir gece de yazılıyorsa gözleri yaşlı bir kadına
Gırtlağıma hançerler vururcasına ağlarım
Bu hüzün kimindir bilemem ama
En çok ben yaşarım.
Şiirin kedere harman olduğu bir şehirdeyiz
Hüznümüz mizacımızdandır abiler
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.