söz geçmeyen kuş beyinli yüreğime daha ne kadar uzak kalacaksın ?
/ Zihnime vurulan prangalar küf tutmuş .Var git yoluna dilimin belini bir kırarsam ; mücrim gece koynunda asar beni. Şah damarı çatlamış yüreğim bıraktığın enkazın can çekişmelerinde.Ateşten bir hikayeyi söndür artık , son bulsun izafi nöbetlerim... /
Yeni bir ben saklı üzerimden soyunuyorum kendimi ben kokan ne varsa köprünün ayağında sallandırıyorum eliyorum ömrüme dair tüm geçmişi mücrim bir gecenin yüzleştirmesinde
çığrından çıktı çığlıklarım suskunluğumun hüzmesi dökülür derin yanık isleri oluşturur gözlerim hiç gelmeyeceksin gibi yıkık bir duvar enkazında zelzele altında kalan yüreğim vesveselere kurban gider viran bir yalnızlık olurum
sen kokan eylül denk düşüyor öyküsüzlüğüme çelme takıyor adını her söylediğimde son baharın son vakti uykusuz geceler düşürürken gözlerime sarı yaprakların yerden kalkışı gelir keşkeler birikir dilime o an hüzün kopar rüzgarla eserim ...
ne vakit ! bir kâhin konuşuyor hurafe bir kaç söz takılıyor diline gördüğünü söylüyor fincanın telvesinde bilinmeyen vakte gebe etti kaç vakit düşüyor avuçlarıma payıma düşeni aldım senden acemi bir falcının falından izlerken
sığındığım her limanda terkedildim eskimiş filikalarımla seferini bitiremediğim müebbet düşmelerim zulmetin iflah olmazlığından esiyor esişimi astığım mum iplikleri yol yordam bilmeyen rüyalarıma darağacı oluyor
Öldüm !... bin kez küllerimde dirildim son baharda savrulmak için hangi ayrılıkların kapı tokmağına yaslayacağım başımı hangi ziller de takılı kalacak parmaklarım hangi sızlayan merdiven başlarında ağrılarıma merhem olacağım sokağındaki öksüz yetimliğine kavuşuyor bir bayram sabahı yalnızlığım ; öksüzlüğümün elini öpüyor ...
yüreğimden men olmanın vakti şimdi usulca git farzet sevmedik gidişinin eşgalsizliği çökmüş üzerime kaç intihar provam olumsuzlukla sonuçlandı bilmiyorum susmalarıma yeminli bir morg yalnızlığıma can ver
varsın tüm trenler dursun sussun tüm sirenler ummasın hiç bir cümlem senden medet mevzilensin dudaklarım kanlı gidişine varsın ellerim sen kadar açık kalsın (.)
----y a l n ı z l ı k a b i d e s i ---- on eylül ikibinon yirmiiki sıfıryedi
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Sizi çok beğeniyor ve başarılı buluyorum.Yine bu eseriniz de çok güzeldi.Seslendirmeyle de daha bir güzel olmuş.Yüreğinize,dilinize sağlık.Tebrik ediyorum.Sizi sayfamda favori şairler kısmına ekledim.Saygılarımla...
Yazmış olduğunuz tüm cümleleri teveccühünüz olarak kabul ediyorum.. Edebiyat eğitimi olarak sadece lisedeki edebiyat dersim oldu Fakültede göstermediler :(((... sayın bozkır'ın sayfasına tekrar bakayım , inanın sizin olduğunuzu bilmiyordum sizden ögrendim.
Bence tevazu gösteriyorsunuz.Lütfen kendinize haksızlık etmeyin.Herhangi bir edebiyat eğitiminiz var mı bilmiyorum ama bence gerçekten başarılısınız.Çok değişik cümleler ve ifadeler kullanıyorsunuz.Ayrıca size birşey daha söylemekistiyorum.Daha evvel Bozkır'i adlı üyenin firak adlı şiirine yorum yazdığınızı görmiştüm.Oradaki seslendirmeyi,yorumu çok beğendiğinizi içinizi burktuğunu ve şiiri favorilerinize ekleyeceğinizi yazmışsınız.Bİliyormusunuz o seslendirmeyi yapan kişi benim.Yorumumu bu kadar beğenmeniz beni çok mutlu etti.Sevgi ve saygılar sunuyorum.
Hoşgeldiniz... Öncelikle beğeniniz için çok teşekkür ederim...
Ama ;
Estağ, diyerek başlamak istiyorum. Beni eklemiş olduğunuz şairlerin arasından soyutlayın çünkü ben olsam olsam şairlerin döktüğü harçı toplayan hamal olurum.. Şairlik kelimesi çok ağır bir kelimedir , hak etmeyi çok isterdim , daha çok uzun yolumuz var ...
Yazmış olduğunuz tüm cümleleri teveccühünüz olarak kabul ediyorum.. Edebiyat eğitimi olarak sadece lisedeki edebiyat dersim oldu Fakültede göstermediler :(((... sayın bozkır'ın sayfasına tekrar bakayım , inanın sizin olduğunuzu bilmiyordum sizden ögrendim.
Bence tevazu gösteriyorsunuz.Lütfen kendinize haksızlık etmeyin.Herhangi bir edebiyat eğitiminiz var mı bilmiyorum ama bence gerçekten başarılısınız.Çok değişik cümleler ve ifadeler kullanıyorsunuz.Ayrıca size birşey daha söylemekistiyorum.Daha evvel Bozkır'i adlı üyenin firak adlı şiirine yorum yazdığınızı görmiştüm.Oradaki seslendirmeyi,yorumu çok beğendiğinizi içinizi burktuğunu ve şiiri favorilerinize ekleyeceğinizi yazmışsınız.Bİliyormusunuz o seslendirmeyi yapan kişi benim.Yorumumu bu kadar beğenmeniz beni çok mutlu etti.Sevgi ve saygılar sunuyorum.
Hoşgeldiniz... Öncelikle beğeniniz için çok teşekkür ederim...
Ama ;
Estağ, diyerek başlamak istiyorum. Beni eklemiş olduğunuz şairlerin arasından soyutlayın çünkü ben olsam olsam şairlerin döktüğü harçı toplayan hamal olurum.. Şairlik kelimesi çok ağır bir kelimedir , hak etmeyi çok isterdim , daha çok uzun yolumuz var ...
sanırım son nefesi verirken,bizimle birlikte öldürebileceğimiz tek şey yalnızlığımız.o güne kadar onu görmezden gelip çatlatacağım şair dostum.kaleminize yüreğinize sağlık.
yüreğimden men olmanın vakti şimdi usulca git farzet sevmedik gidişinin eşgalsizliği çökmüş üzerime kaç intihar provam olumsuzlukla sonuçlandı bilmiyorum susmalarıma yeminli bir morg yalnızlığıma can ver
varsın tüm trenler dursun sussun tüm sirenler ummasın hiç bir cümlem senden medet mevzilensin dudaklarım kanlı gidişine varsın ellerim sen kadar açık kalsın (.)
Değerli kardeşim şiiri süzerek şöyle bir güzelce okudum. Fakat konu ve işlenişi yukarıdan aşağıya su gibi akıyor. Anlatım, üslüp mükemel. Hreşy yerli yerinde... Çok hoş ve etkileyici. Güzel kalemini ve yüreğini kutlarım... Harika bir şir kutlarım. Tebrikler. Usta kalemin elinden çıkmış mikemel şire ne denir ben Tebrikler diyorum. Savgiler, saygılar, selamlar...
çığrından çıktı çığlıklarım suskunluğumun hüzmesi dökülür derin yanık isleri oluşturur gözlerim hiç gelmeyeceksin gibi yıkık bir duvar enkazında zelzele altında kalan yüreğim vesveselere kurban gider viran bir yalnızlık olurum
Harikasın üstadım uzun zamadır görünmüyordun .Bende nerde kaldın diye meraklanmaya başlamıştım.Fırat efem kalemine bir kez daha doyurdun İnanırmısın şiirlerinin karşısında susup kalıyorum.yerimden kalkamıyorum.Ah birde seslendirsen varya daha bir süper olacak.Yanlış anlama bu haliyle zaten off çektiriyor sesinle ne yaparsın bilmiyorum artık... Örnek olarak : Gerçeği söyle şiirin mükemmel üzeri mükemmel... Kutluyorum seni dostum umarım hak ettiğin yere ulaşırsın. Sen değerli bir kalemsin ben bunun farkındayım yıllarca şiir okudum senin gibi yazanı ilk olarak seni okudum farklısın her daim.. Tebrik ederim
Sıktığım için off çekiyorsunuz değil mi :) Şaka bir yana öncelikle hoşgeldin abi/dostum/kardeşim /yunus bey :) daha kalmadı sanırım... İnşallah kısa zamanda seslendireceğim. teşekkür ederim ilginden dolayı ve inanın ki şiirlerimi güzel yapan sizlersiniz. Bakın mesela nar-ı çiçeğe şiirimin temasını olduğu gibi yansıtmış. Anla/mak ve yorum/lamak çok önemli dir. Anlayan yüreğin var olsun... iyi akşamlar
Sıktığım için off çekiyorsunuz değil mi :) Şaka bir yana öncelikle hoşgeldin abi/dostum/kardeşim /yunus bey :) daha kalmadı sanırım... İnşallah kısa zamanda seslendireceğim. teşekkür ederim ilginden dolayı ve inanın ki şiirlerimi güzel yapan sizlersiniz. Bakın mesela nar-ı çiçeğe şiirimin temasını olduğu gibi yansıtmış. Anla/mak ve yorum/lamak çok önemli dir. Anlayan yüreğin var olsun... iyi akşamlar
varsın tüm trenler dursun sussun tüm sirenler ummasın hiç bir cümlem senden medet mevzilensin dudaklarım kanlı gidişine varsın ellerim sen kadar açık kalsın (.)
Burda kaldım sevgili Fırat... Dilerim sevgi trenin, umudunun garından vuslata doğru hareket eder....Kutlarım harika şiirini...Tebrikler...
Yeni bir ben saklı ...........................................................................bende üzerimden soyunuyorum kendimi.........................................................ne varsa tüm dağılmışlığımla ben kokan ne varsa köprünün ayağında sallandırıyorum............................hiç düşünmeden eliyorum ömrüme dair tüm geçmişi .....................................................zahmetsiz ve çıkarsızca mücrim bir gecenin yüzleştirmesinde ..................................................salıyorum tüm günahlarımı
çığrından çıktı çığlıklarım.................................................................nefeslerim tık nefes çıkmakta suskunluğumun hüzmesi dökülür .......................................................birden avuç içi yokluğuma derin yanık isleri oluşturur gözlerim.................................................katran karası meydanlaradır savruluşlarım hiç gelmeyeceksin gibi yıkık bir duvar enkazında...............................kalakalmışım.Sen gibi zelzele altında kalan yüreğim........................................................bitmiş tümden vesveselere kurban gider.............................................................ahrazlığım viran bir yalnızlık olurum .............................................................sönük bir mum cesedinde
sen kokan eylül denk düşüyor öyküsüzlüğüme ...........................................sen gibi hazan sarısı doluyor içime çelme takıyor adını her söylediğimde .....................................................es geçiyor aklınca düşlerime son baharın son vakti uykusuz geceler düşürürken gözlerime........................kurumuş bir ben buluyorum yine sessizlik ikliminde sarı yaprakların yerden kalkışı gelir ......................................................rüzgarın önünde gider öksüz sallanışları keşkeler birikir dilime o an..................................................................keşke bende kopsam ağacımdan hüzün kopar rüzgarla.......................................................................sarıya siyah karışır eserim ........................................................................................kendimin bile bilmediği sığ sulara
ne vakit !.....................................................................................gelecek ,işte orda bir kâhin konuşuyor........................................................................sağır kalmış odamda hurafe bir kaç söz takılıyor diline......................................................üç vakte kadar üç yol var önünde gördüğünü söylüyor fincanın telvesinde..............................................telve sabırsız dinlemekte bilinmeyen vakte gebe etti ............................................................nasırlaşmış ,kamburlaşmış sırtımı kaç vakit düşüyor avuçlarıma..........................................................kaç sevda dümeni kırıyorum hayata payıma düşeni aldım senden............................................................acıyla irkilmiş ,zıpkınlar sokuldukça acemi bir falcının falından izlerken ..................................................bende niyet tuttum kendime
sığındığım her limanda terkedildim eskimiş filikalarımla.........................tahtası çürük ,çivisi kaymış seferini bitiremediğim müebbet düşmelerim......................................vardı benim yarı uykulu yarı dumanlı halde zulmetin iflah olmazlığından esiyor...............................................yüreğimin zemherisi esişimi astığım mum iplikleri ......................................................çarşaf çarşaf dağıtmakta aklım yol yordam bilmeyen rüyalarıma darağacı oluyor...................................mesken tuttuğum kör kalmış ışığım
Öldüm !... ........................................................................................neye fayda ederki bin kez küllerimde dirildim son baharda savrulmak için ................................belki bahar teskin edecek hangi ayrılıkların kapı tokmağına yaslayacağım başımı................................hangi mahpusluk beni bitirecek hangi ziller de takılı kalacak parmaklarım .............................................hangi ay ışığı son halimde dönecek hangi sızlayan merdiven başlarında ağrılarıma merhem olacağım..................hangi kopmuş göynümü arayacağım ıslaklıkta sokağındaki öksüz yetimliğine kavuşuyor bir bayram sabahı.......................el öpüyor ,gözünde seyrelttiği yaşları yalnızlığım ;..................................................................................yalnızlığımla sırdaş öksüzlüğümün elini öpüyor .............................................................sırtlanmışcasına bayram ezanını
yüreğimden men olmanın vakti.......................................................yavaşça çekil şehrimden şimdi usulca git........................................................................sesiz adımlarını al benden farzet sevmedik ......................................................................hiç ama hiç bilmedik gidişinin eşgalsizliği çökmüş üzerime..............................................tanımadığım bir yanın ağırlığı üzerimde kaç intihar provam olumsuzlukla sonuçlandı bilmiyorum.......................kaç kez kestim yüreğimi ,sen/li sen/siz susmalarıma yeminli bir morg yalnızlığıma can ver...............................hadi al mor/u yüreğime serpi ver
varsın tüm trenler dursun ...........................................................kessinler hızlarını sussun tüm sirenler....................................................................nefes bile almasınlar ummasın hiç bir cümlem senden medet............................................öylece susukunluğunla kalsınlar mevzilensin dudaklarım kanlı gidişine..............................................kızıla boyansın etraf varsın ellerim sen kadar açık kalsın (.) .............................................bir ihtamal daha var isede açık kalsın aralığım
Öldüm !... bin kez küllerimde dirildim son baharda savrulmak için hangi ayrılıkların kapı tokmağına yaslayacağım başımı hangi ziller de takılı kalacak parmaklarım hangi sızlayan merdiven başlarında ağrılarıma merhem olacağım sokağındaki öksüz yetimliğine kavuşuyor bir bayram sabahı yalnızlığım ; öksüzlüğümün elini öpüyor ...
yüreğimden men olmanın vakti şimdi usulca git farzet sevmedik gidişinin eşgalsizliği çökmüş üzerime kaç intihar provam olumsuzlukla sonuçlandı bilmiyorum susmalarıma yeminli bir morg yalnızlığıma can ver
varsın tüm trenler dursun sussun tüm sirenler ummasın hiç bir cümlem senden medet mevzilensin dudaklarım kanlı gidişine varsın ellerim sen kadar açık kalsın (.)
bu ne meydan okumadır şiirin kendiyle eylülün aşk kokan mevsimine...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.