13
Yorum
31
Beğeni
5,0
Puan
389
Okunma

Dizleri kanayan yaşın kapı gıcırtısında buldum takvimleri:
Çocukluğun duvarları kanadı,
Avuçlarından renk renk ahenk misketler döküldü geceye.
Akşamın cebine kıvrılan şehir...
Birbirine yaslanan damlar,
dut ağacı,
Eski bir radyo ve
Karanlığı ezbere bilen perdeler
Küçüldükçe küçüldü.
İncirin dallarında tuz taneleri,
Geveze incir kuşu
Göğün ağzını kapadı.
Bulutsuz bir gökyüzü,
Küllerini ağır ağır yağdırıyordu çatıların omuzlarına.
Tencere kapağından anten yapardı babalar,
Beş taşını avuç içine saklardı kızlar.
Bir gece,
Bütün lambalar çiçek açtı.
Basmalı fistanı...
Işığın dallarından döküldü yusufçuklar,
Sabahın avlusunda sallanırken beşikler.
Uzayan koridorlarda tahta atlar
Kalkar şaha, yelesinde gülüş asılı.
Duvarların ardında kırmızı uçurtmalar,
Öpecekken gizli gizli bulutları,
Yılların çekmecelerinde katlanmış,
Bekledi rüzgarını.
Eşikte çamurlu ayakkabıların toprağı...
Doğum günü kokusu telaşındayım.
Annesinin sesini kaybetmiş,
Küçük bir ikindide arıyorum maviliği:
Sır tutmuş demir kapılar,
Yarım kalmış düş.
...
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.