2
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
93
Okunma
Unuttun mu sandın?
Ben seni gök gürültülü yağmurlarda sevdim.
Seni unutmam için,
Bu kâinattan yağmurun ve gürültünün silinmesi lazım.
Her şimşek çaktığında, adın düşer zihnimin ıslak sokaklarına;
Bulutlar ağırlaştıkça, hayalin çöker omuzlarıma.
Toprak kokusu değil bu içime çektiğim;
Sırılsıklam bir özlemin nefesidir ciğerlerime dolan.
Varsın dinsin fırtınalar, varsın güneş doğsun başkalarına,
Benim iklimim belli, mevsimim hep o yağmur.
Gök yarılmadıkça kalbim durulmaz,
Bu gürültü kesilmedikçe, bu sevda susmaz.
Sırılsıklam bir hatıranın pençesindeyim şimdi;
Hangi şemsiye korur beni senin yokluğundan?
Camlara vuran her damla, bir "vazgeç" uyarısı değil,
Sana çıkan yolların pusulasıdır benim için.
Bak, yine kararıyor gökyüzü, derinden bir uğultu yükseliyor;
Korkmuyorum; aksine, özlemle bekliyorum o ilk gürültüyü.
Çünkü herkes sığınacak bir saçak altı ararken,
Ben yine senin en şiddetli yağmurunda ıslanmayı seçiyorum.
Zannetme ki bu mevsimlik bir heves,
Benim sevdam bu yağmurun altında doğdu.
Eğer bir gün gök maviye teslim olur, bulutlar dağılırsa,
Ve toprak, yağmura küserse,
İşte o zaman kork; çünkü ancak o zaman diner bu sevda.
Ama bilirim;
Ne gökyüzü vazgeçer ağlamaktan,
Ne de ben, her gök gürültüsünde seni yeniden yaşamaktan.
Alper KARAÇOBAN
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.