9
Yorum
38
Beğeni
5,0
Puan
534
Okunma

Siyahın üşüyen yağmurları,
Kıyamet saçlı rüzgâr...
İnfaz ettim deli şiirlerin balkonlu saatini
tik yok
Önden bir türkü,
Ardında dilini yutmuş bir kalabalık;
Güzün ağıtlı kayıklarında salonlar.
Ay ışığı:
Duvarlarda sürgün grisi yazı
Akşamlarda çürüyen gün ışığı...
Dünya, avuçlarımda soğuyan bir kül.
Kırmızı bir atla yola diz çöktü sular.
Dudaklarımda göğün köpüren arsız gülüşü,
İkindi sırtlarında mayalanan sis üzümleri...
Toprağın yeleli uykusu ağaçlar,
Mühürledi avuçlarımı.
Titrek buğuda boğazıma dolanan şarkılar;
Bir çiçeğin kıyısında,
Kökünden kopuk,
küçük bir sancı...
Ağrıdan örülmüş dilsiz bir koza;
Sırtımda taşıdığım kambur ışık;
fazla
eğri
bana değil
Yıldızlar;
Güneşlerin bulut güvercinlerinden çaldığı son mola.
Kuşatılıyorum;
Sesin düştüğü o sağır kuyu,
isli bir aynada dağılan yüzün öbürleri...
ben dediğim yerden
5.0
100% (26)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.