10
Yorum
40
Beğeni
5,0
Puan
735
Okunma

Mevsim yorgunu gökyüzü,
Akıp giden suların uçuşan kanatlarında neyli sükût,
Gece, dalgalı saçlarında saklı aydınlığa gebe.
Rüzgârın ellerine türküler taşır dudaklarım
Yol ortası atların kızgın gözlerinde
Amber kokulu sağrılar titrer.
Arsız kışların dansında
Şaha kalkan tan,
Kızılında eriyen aylı ateş
Oyar sisleri
Portakallı pencerelere bakıyorum,
Gümüş yüklü özlemle ıslanan...
Bütün şiirler karışırken sulara
Çan yağmurlarından bahsedin bana
Hepimizden, bahardan
Çatlayan uykulardan
Belli belirsiz her şeyden.
Sefer doğumlarının ağzındaki kelam
Ayak bastığımız dünyanın nabzında
Yüzümde kırık bir ayna,
Heybesini kaybetmiş kapılar;
Huzur içinde gizlenen an.
Yorulmuş kervan sesleri saklıdır yolların dibinde,
Can evime düşen har;
Sönmeyen yangın.
Oysa kaç defa öptüm ışıl teninden
Kırağılaşan çiyden.
Avuçlarımda sarkaç misali salınan nefes,
Asılı niyaz, sesine tutsak.
Uzakların şarkılarıyla başlar gaipten;
Uzun uzadıya ayrılıkların ardından
Kısalan sevdalar...
Yeniden sürgün veren devr-i düş.
Ey sedamın pırıl pırıl göçü
Zulmetin kızıl ellerinde
Buğday filizi
Yeniden yaşama duran
Katre’den bahra.
...
5.0
100% (16)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.