9
Yorum
30
Beğeni
5,0
Puan
475
Okunma

Güneşte ölümü gören kırlangıçlar,
Arz daha başlamadan yorulmuştu;
Bolluk, bir başlangıcın görünümünde...
Belki de ilkbaharın doğumuna
Gelincikli izler çalınmış.
Laleli bir gecenin ağzında,
Devran cepkenlenirken;
Bir sesin yarısında sızacağım,
Vaktin sürgüsü Araf’ta durduğunda.
Yağmur yataklarında tuzlu yıldızlar,
Turna kanatlarında taşan bir feyezan...
Kırağı düşer,
Tarlalar susar;
Her güzellik biraz eksik doğar.
Seyrânlık sabahın buğu şairlerine
Camdan kuşlar bırakılır;
Seyreltik bir ışıkta dağılan
şehirler gibi...
Ayın halesinde gurbet çocukları...
De hele… gülüm !
Sönmüş kandillerin isli yalnızlığında;
Renklerini hazanın...
Kırılan adımların otağında
Her soluk ağırlaşır
Ve karanlığın kulaklarına
Uhrevi bir sır üflenir.
Bir anne eli değdiğinde
Çocuğa ve güneşe;
Gökyüzü şiir kokar,
Yeşilli uykuların uçurum oyunlarında,
Ruh en kuytu zerresini sever
Lâl bir gökyüzünün altında.
Rüzgârı tanıdıkça eksilen semahında,
İçimizde açılmayan kapıların sesi...
Dünya içinden kapanırken;
Ah,
Ne güzelsiniz
5.0
100% (18)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.