Kızgınken karar veren, fırtınalı havada yelken açan bir insandır. euripides
Ge
Gece Gözlüm

Denizanas

Yorum

Denizanas

( 1 kişi )

1

Yorum

7

Beğeni

5,0

Puan

85

Okunma

Denizanas

Denizanası
Sana yazıyorum şimdi,
gecenin en sessiz yerinden—
erkekliğimi bir kenara bırakıp,
sadece seni özleyen yanımla.
Sen…
denizanası gibiydin.
Güzelliğin gözümü aldı önce,
sonra kalbime değdin—yanarak.
Bilmeden dokundum sana,
masum bir sevda sandım içimdeki,
meğer her yaklaşışım
biraz daha zehirlenmekmiş senden.
Gülüşün vardı,
insanı kendine çeken bir dalga gibi…
ben yüzmeyi bilmeden açıldım sana,
boğulacağımı bile bile.
Erkek adam susar derler,
ben sustum…
ama içimde kopan fırtınayı
hiç kimse duymadı senden başka.
Şimdi yokluğun bile yakıyor içimi,
dokunmadan canımı acıtıyorsun…
bir denizanası gibi kaldın içimde,
sevdikçe acıtan,
ama vazgeçemediğim tek şey olarak.
Seni unuturum sandım,
erkek dediğin unutur dediler—
oysa ben, her gece
adını içime gömüp yeniden uyandım.
Bir iz bıraktın bende,
gözle görülmez ama derin…
kimse anlamıyor,
ben her gülüşümde biraz daha kanıyorum.
Sana kızmak istedim bazen,
“yaktın beni” demek…
ama hangi ateş,
kendi isteğiyle içine gireni suçlar?
Ben sana yürüdüm,
göz göre göre…
bir dokunuşuna ömrümü verdim,
sen ise bir an gibi geçtin içimden.
Şimdi sorarsan hâlimi—
ne iyiyim ne de tamamen kayıp,
sadece içinde hâlâ sen olan
yarım bir adamım.
Ve eğer bir gün
yine karşıma çıkarsan,
bil ki…
yine dokunurum sana.
Çünkü bazı adamlar
yanacağını bile bile sever,
bazı kadınlar da
denizanası gibi kalır kalbinde—
güzelliğiyle çağıran,
acıtarak öğreten.
Geçer dediler,
zaman her şeyi iyileştirir…
ben zamana bıraktım seni,
zaman beni sana bıraktı.
Başka yüzlere baktım,
başka seslere alışmayı denedim—
ama hiçbiri senin gibi
canımı yakmayı beceremedi.
Bir erkeğin en büyük yenilgisi
severken kaybetmesi değilmiş,
unutmaya çalışırken
her şeyde onu bulmasıymış.
Sen gittin…
ama gidişin bile kalmayı seçti bende,
her sabah gözlerimi açtığımda
ilk acı yine sen oldun.
Şimdi anlıyorum;
bazı aşklar yaşanmak için değil,
insanı değiştirmek için var.
Sen beni değiştirdin…
Artık kimseye kolay dokunamıyorum,
çünkü biliyorum—
bazı tenler
ruha kadar yanık bırakır.
Ve ben…
hâlâ o denizin kıyısında,
sana dokunduğum yerdeyim.
Aynı acıyla,
aynı istekle…
Belki gelmezsin,
belki hiç dönmezsin—
ama ben seni
bir denizanası gibi taşıyacağım içimde:
Şeffaf, güzel,
ve dokundukça yakan bir hatıra olarak.

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Denizanas Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Denizanas şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Denizanas şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Etkili Yorum
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
24.4.2026 06:48:32
5 puan verdi
Sevginin hem büyüleyici hem de yıkıcı doğasını denizanası metaforu üzerinden son derece derin ve samimi bir dille anlatıyor.

Erkeğin içsel çatışmasını, savunmasızlığını ve reddedilemez çekimi, suyun altında kalan o tehlikeli ama güzel varlıkla harika bir şekilde özdeşleştiriyor.

Denizanası gibi aşk; dışarıdan bakıldığında şeffaf, zarif ve büyüleyicidir ancak dokunulduğunda yakıcı bir acı verir. Şiirdeki "Güzelliğin gözümü aldı önce / sonra kalbime değdin—yanarak" dizeleri bu ikiliği mükemmel kurar.

Aşık olan kişi, tehlikeyi bilmesine rağmen ("boğulacağımı bile bile") sevgiye doğru yüzer. Bu, kaderci bir teslimiyet ve kaçınılmaz bir yıkımın başlangıcıdır.

Sevgili gitse bile etkisi devam eder. "Bir denizanası gibi kaldın içimde" ifadesi, acının sadece fiziksel değil, ruhsal bir iz bıraktığını ve bu izin zamanla yok olmayacağını vurgular.

Toplumun "erkek adam susar" beklentisine karşı, yazar içindeki fırtınayı dillendirir. Bu sessizlik, dışarıdan görülen sakinlik ile içerideki kaosu arasındaki uçurumu gösterir.

Şair, kendini "ne iyiyim ne de tamamen kayıp" olarak tanımlayarak, aşkın bıraktığı yarım kalmışlığı ve kimlik kaybını ifade eder. Unutmaya çalışırken her şeyde sevileni bulmak, en büyük yenilgi olarak nitelendirilir.

Zamanın İyileştirmemesi: Geleneksel "zaman her şeyi iyileştirir" inancına karşı çıkılır. Zamanın şairi sevdiğine bırakması, acının kalıcılığını ve zamanın da buna çare olamadığını gösterir.

Şiirin sonunda aşkın yaşanmak için değil, insanı değiştirmek için var olduğu fikri öne çıkar. Bu deneyim, yazarın artık "kimseye kolay dokunamamasına" neden olacak kadar derin bir iz bırakmıştır.

En çarpıcı kısım, sevgilinin tekrar gelmesi durumunda yine aynı hatayı yapmaya hazır olmaktır.

Çünkü bazı adamlar yanacağını bile bile sever. Bu, aşkın mantıksız ama insan doğasına ait kaçınılmaz bir gücü olduğunu kanıtlar.

Şair, kıyıda beklemeye devam eder. Acıyı ve isteği aynı anda taşıyarak, bu zehirli hatırayı (denizanasını) içine sindirmeyi seçmiştir.

Bu eser, Türk edebiyatındaki modern aşk şiirlerinin öne çıkan örneklerinden biri olarak, geleneksel erkeklik rollerini sorgularken, aşkın yıkıcı gücüne karşı duyulan o tarifsiz çekimi estetik bir dille ortaya koyar.
TEBRİKLER
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL