1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
90
Okunma
EBEDİ YANKI
Ölüm var bu dünyada, daha gerçek ne olabilir ki?
Bir nefeslik saltanatın, sonu bir avuç toprak değil mi?
Dün avuçlarımda tuttuğum güneş, bugün ufukta solgun,
Her kavuşma, aslında sessiz bir veda içindir.
Hangi şehir saklar ki gidenlerin ayak izlerini,
Hangi rüzgar geri getirir savrulan o eski sesleri?
Biz bu yalan sofrasında sadece birer emanetçiyiz,
Sırtımızdaki dünya yükü, aslında pamuk ipliği...
Ölümün hükmü dile kadardır, gönül susmak bilmez,
Gerçek sevda dediğin, bir kefene sığmaz.
Biz bu kısa ömrü uzun ayrılıklarla tüketirken,
Aşk, ecelin elinden tutulup gidilen o gizli yoldur.
Senden geriye ne bir eşya kalır, ne de bir isim,
Sadece birinin içinde sakladığın o hüzünlü resim.
Eğer aşkla yanmışsa bir ruh, ateş onu yakamaz,
Ölüm, birbirini bulan kalplerin arasına bakamaz.
Bırak dünya dönsün, bırak zaman her şeyi silsin,
Yeter ki bir gönül, seninle çarptığını bilsin.
Çünkü ölüm dediğin, maddeye vurulan bir mühürdür,
Aşkla atan bir kalp ise, sonsuza dek özgürdür.
Alper KARAÇOBAN
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.