0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
63
Okunma
Tango Gecesi
Bir akşam yemegiydi bizi buluşturan,
zaman usulca akıyordu mum ışıklarının arasından.
Benim üzerimde kırmızı bir elbise,
sanki kalbimin en cesur hâli…
Sen siyah bir takım içinde,
yakanda kırmızı bir mendil —
benim rengime dokunmuş gibi.
Bir müzik çalıyordu piyanodan,
her nota biraz daha yaklaştırıyordu bizi birbirimize.
Sanki o an, dünya susmuştu da
yalnızca kalbimiz konuşuyordu.
Sen ayağa kalktın sonra,
hiç tereddüt etmeden uzattın elini.
Ben, o an anladım —
bir ömürlük davetti bu.
Ve başladık…
Bir tango yapıyorduk,
adımlarımız birbirine yazılmış gibi kusursuz,
ritim kalbimizden,
ahenk gözlerimizden akıyordu.
Herkes bize bakıyordu,
ama biz…
biz gözlerimizi birbirimizden ayıramıyorduk.
Çünkü o an,
dünya dediğin şey yalnızca iki kişilikti.
Ve ben ilk kez anladım,
aşk bazen bir müzikte başlar,
bir bakışta derinleşir,
ve bir dokunuşta sonsuza dönüşür.
Ve o dokunuş…
ellerinin ellerime değdiği o ince an,
kalbimin en derin yerinde bir kapı araladı.
Sanki yıllardır seni bekliyormuşum da
o akşam hatırlamışım.
Adımlarımız hızlandı biraz,
tango artık sadece bir dans değildi;
bir itiraf,
bir teslim oluştu.
Sen beni kendine çekerken
ben senden hiç gitmek istemedim.
Piyanodan yükselen o melodi,
gecenin kalbine işleniyordu usulca.
Ve ben her notada
biraz daha sana ait oluyordum.
Saçlarım omuzlarıma düşerken
senin bakışların orada takılı kaldı,
sanki zamanın en güzel yerinde durmuş gibiydik.
Ne geçmiş vardı o an,
ne gelecek…
sadece biz vardık.
Ve sen kulağıma eğilip fısıldadın:
“Bu an bitmesin…”
O an anladım—
bazı anlar bitmezdi aslında,
sadece kalbin en derin yerine saklanırdı.
Ve ben o gece
seni sadece sevmedim…
seni içimde bir ömürlük yer yaptım.
Ve gece ağır ağır inerken üzerimize,
ışıklar soldu, sesler uzaklaştı…
ama biz hâlâ aynı yerde,
aynı kalbin içinde dönüyorduk sanki.
Müzik sustu bir an,
ama biz duramadık.
Çünkü o tango artık
piyanodan değil,
nabzımızdan çalıyordu.
Alnım senin omzuna değdi usulca,
nefesin saçlarımın arasından geçti,
ve ben o an,
hiçbir yere ait olmadığım kadar
sana ait hissettim kendimi.
Parmakların belimde bir iz bırakırken,
zaman bile kıskandı o yakınlığı.
Herkes dağıldı yavaşça,
sandalyeler boşaldı,
gece bize kaldı.
Ve sen…
gözlerimin içine bakarak
hiç konuşmadan anlattın her şeyi.
Ben de sustum,
çünkü bazı aşklar
kelimeleri gereksiz kılar.
Kapıya doğru yürüdük sonra,
ama adımlarımız ayrılığı bilmiyordu.
Sanki her adımda
biraz daha birbirimize bağlanıyorduk.
Ve dışarıda gece…
yıldızlar bile bize bakıyordu.
Sen elimi tuttun,
ben kalbimi bıraktım avuçlarına.
O akşam bir yemekle başlayan hikâye,
bir dansla büyüdü,
bir bakışla derinleşti…
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.