0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
58
Okunma
YETİMİN AHI
(Çocukluğunun Anısına)
Kimsesiz, yoksul, yalınayak, yarı çıplak...
Titreyen elinde bir dürüm yavan ekmek..
Tuzu katık yapmış banıyor yana yana...
Çöplükten bulduğu suyu içiyor kana kana...
Tüysüz yetimini basmış bağrına...
Emziriyor sütten kesilmiş memesini..
Ağlıyor yana yana...
Yetim hakkı yiyenler;
Düşecekler ölüm döşeğine,
Can çekişiyorlar çığlık çığlığa!
Güneş utanır doğmaya o viraneye,
Toprak utanır sarmaya bu masum bedeni.
Saraylarda kadeh kaldıran haramzadeler,
Duymazlar o kerpiç duvardaki gizli matemi.
Gözyaşı sel olur, yıkar kibri ve tahtı,
Mazlumun ahı mühürler o karanlık bahtı.
Bir lokma ekmeğe sığan koca bir ömür,
Ve kursaktan geçen ateş, közden bir kömür...
Günü gelir, kalem kırılır, defter açılır,
Yetimin her damla yaşına gökler yarılır.
Sessiz çığlıklar bürür o yalan dünyayı,
İlahi adalet bozar bu sahte rüyayı.
Bakma öyle mahzun, bakma öyle biçare,
Zulmün ördüğü duvarlar elbet olur binpare.
Çocukluğun o sızlayan yaralı anısına,
And olsun ki adalet doğacak şafağın bağrına.
Alper KARAÇOBAN
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.