3
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
206
Okunma
Kalk bakalım sabahın doğduğu yerden
Deryamızın manası koyulsun zamanın hasretine
Kavuşmamız çıplakken sen ürkek gözyaşlarıyla
Yıkıyorsun beni
Tuza bulanmış kentin alnına yazılmış ellerin
İçinden kabaran sadık şehrin uzayıp gittiği yerlerde
Seni soruyorum
Kırık bir çan tersliyor beni
Vuslatın kirpiği çan kırığı oluveriyor bakışların
İçimdeki maviyi zamanın toynaklarına bağlıyorum
Yelesi aşkında yılkıların yabanına vurulmuşum
Omzumdan inmiş sızının mahşerinde ölüm
Kaç yerimden ışık sızarken mekânı gömmüş tüm göçlerin
Sevgilim
Çocukların ayak izlerine tebessüm ederken yakaladım seni
Şarklının tutkulu harflerle masal çizdiği yerlerde
Tenha da
Yalın sağır olmuşçasına
Kapılarına memleketin şarkısı kurulmuşken
Uslanmazdım
Şakağına atlayıp da eğdiğim dalların
Omuzlarında uçurumun lehçesi dilleniyor
Pencerem üzgün
Kavmi kara bağlamış kuşların terk edişi bakışlarım
Rüyamı alıyorum omuz başlı yastıkların göbeğine
Gözlerin de coğrafyalar kurulup
Uslandığımız dağların zambaklarına gurur bırakıyor bir şair
İçinden seçilmiş gülüşlerin taze kalmasına
Bin bir türlü kuşların sevincini salıyorum
Sen kelepir ışığın son nakaratısın
Şarkılar koynuna şifasını emanet eder
Uyanırken bir bahar
Karanlığın gölgesine yalnızlık bırakanların sırıtışlarını
Söndürürsün yârim
Sen gitme
Tüm ayrılıkların aysızlığını gökyüzüne ödetmesin kanatlarımız
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.