2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
141
Okunma
Şu köhne sokaklarda beklemek neye yarar?
Gizemli mekanlarda, maziden hatıralar...
Nazara mı gelmiş bütün mahalleli?
Muhallebici kızlar, ebruli Aslı Teyze
Hattatlar, sedefkarlar...
Artık hikayelerde, albümlerde kalmışlar.
Bu kentin yabancısı, emektar sakinleri
Barlara , kafelere savrulmuş genç kuşaklar.
Fantastik öğelerle
Sahnelerde zamane şovmenleri
Fosforlu dilberlerle bir tempo tuttururken
Bu kadim toprakların ritmini unutmuşlar.
Çarşıda büyüleyen naif bir keman sesi
Adeta çağırıyor, kulak veren herkesi
Her tarafa üşüşmüş yabancı bezirganlar
Tuz da ateş pahası, bayram arifesinde
Değişmiş ticaretin karakteri, dokusu
Vitrinleri süslüyor, sentetik patiskalar
Ne ibrişim kumaştan, ne gümüş gerdanlık var..
Ne oldu can yoldaşım, aldırma, düş peşime
Soğudu gülüşlerin, ağustos güneşinde.
Bak işte koca çınar
Ne fırtınalar emdi, şu yaralı gövdesi
Sığınmış ,gölgesine tanıştığımız çeşme
Resimleri revaçta, aslını unutmuşlar.
Popülerdi sokağı, tepinirdi, tekmelerdi çocuklar.
Saçaklarında kuşlar, başında sevdalılar
Konuşurken göz göze
Fısıldardı musluğu, kalaylı testilere.
Akağında akasyalar, leylaklar,
Ahenkle salınırdı,, yıkım emrine kadar.
Seçkin bir adres iken, vilayetin dilinde
Esamisi kıt kelam, şehrin efsanesinde
Mesken tutmuş dilenciler, falcılar.
Tadilat ekipleri, darbe vurup geçiyor.
Bilmez mi usta başı, sinmiş huzur evinde
İsmini bahşetmeli, ahir yaşına kadar.
Ömer ÇELİK
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.