0
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
292
Okunma

Yeryüzünde hayatın belki de son demidir
Yakıcı afetlere kaç kuşak direnecek?
Kül olmuş yamaçlardan hırsla, hışımla gelir
Boz-bulanık sellere artık dur demek gerek.
Bu meskun mahalleri harabeye çevirir
Yetkililer ya cazda yada kabarededir.
Tabiat evlek evlek detaylı rapor verir
Aklın penceresinden yarını görmek gerek.
Takvimler gösterse de, baharlar eksik kalır
Nazende tomurcuklar, tuz gibi ufalanır.
Al yazmalı Nur Gelin, kızıl tufandır sanır
Karalar giyinmeden, umutlarını yeşert.
Kavurucu sıcaklar yakarken gündüz gece
Bitkinler deva bulur, endemik bahçelerde
Türlü türlü yemişler doluşur tek sepete
Tuvalde resim yavan, gözlere ilham gerek.
Çıvgınlarla beslenen hırçın çaylar uslansın,
Gurbetten dönen yollar, çöllere çakılmasın.
Eşsiz hatıraların peşinden bakılmasın
Neşeli yıllar için yeşeren dallar gerek.
Tatlı esintilerle ruhunu ferahlatır
Renk cümbüşü içinde gamlı gönüller şakır
Körpe kuşlara mekan, bebeklere kundaktır.
Nadir ifadelerle, orman istikbal demek.
Yaş kesen baş kesermiş; atalardan icazet
Kitaptaki hikmetler; cehalet en büyük dert.
’’Kıyamet günü olsa, elinden fidanı ek ’’
Haydi durma arkadaş, vatana orman gerek.
5.0
100% (6)