8
Yorum
26
Beğeni
4,8
Puan
1321
Okunma

Bu yörede doğanlar, sürekli borçlu mudur?
Her kuşak ağaların emrinde çalışırdı.
Ekenekte bir taze, esir mi, suçlu mudur?
Koskoca küfesiyle, yaz boyu yük taşırdı.
İftihar belgesiyle satıldığından beri
Avare iş buyurur, bilmiş akıl verirdi.
Fellahlar ya besleme yada cariye derdi.
Şu mekruh isimlerden nasıl kurtulacaktı?
Ezberine kazmışken hayat hikayesini
Gerdanında taşırdı Atatürk’ün resmini
İlim ile irfanla doldurur heybesini
Kök salmış cehaletle, nasıl savaşacaktı?
Şu Nemrut’un düzleri, yamaçları yetmezdi
Haşhaşi çetelerin vurgunları bitmezdi.
Kuru ekmeğe muhtaç, biçare öksüzleri
Ana gibi sevgiyle, şefkatle kucaklardı.
Ahali bekliyorken Mehdi’nin dönüşünü
Hoyrat elde ne varsa, zaten bölüşülmüştü.
Mazlumların payına yine sefalet düşmüş
Muhteris fetbazlara köle mi olacaktı?
Satır satır bilse de kanuni haklarını
Düşünceleri abes, konuşması yasaktı.
Halbuki tek arzusu insanca yaşamaktı
Yüreği kan ağlarken, nasıl susturacaktı?
Bu diyarda kim duyar, vicdanının sesini?
Ağalar ferman yazar, çeteler kol keserdi.
Bir garip cehalete, gaflete göğüs gerdi.
Müspet düşüncelerle sarsılmaz gücü vardı.
26 Nisan 2024 / Ömer ÇELİK
5.0
94% (17)
1.0
6% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.