5
Yorum
36
Beğeni
0,0
Puan
571
Okunma
Sızar rüzgarın nefesi mutlak bir ışıktan,
Mürdüm rengi bahçelere tozu boşalır dünyanın.
Bakışım araz;
dem sırrını dökerken aynalı bir geceye,
Ayın yıldızlarla raksı,
Zuhur’un en parlak hıçkırığı.
Sırrım soyunur;
Ölümün çıplaklığıyla öperken yaşamı.
Eser nefes-i neyin al yudumu
Uykusuz sevdalara.
Berzah kokar ellerim,
Saksılara vaktin nabzını dizerim;
Gün aynı doğma türküyle döner,
Döner devran, aynı rüyaya uyanır yataklar.
Ki, yüzlerce yaprağın
Nühüfte bir semahıdır dünya;
Kuşlara ve bulutlara yakın…
Toprak buğulu bir kandildir,
avuçlarımda ak bir güvercin
Gümüş bir iklimle kuşanır.
Sonsuza duran durak
Lacivert bir iklim kuşanır ufuk,
Ses kalır geriye
“Kün” rüzgarıyla titreyen
Şerha şerha bir nâlenin.
Bir lambanın ışığında
genzime birikiyor gül imgesi,
Kurulurken hasret çadırları
sıra sıra dağlara.
Orada incecik bir rüzgar
danteller kuşların uykusunu
gümüş bir tülün düşüyle.
Yollardan geçiyor nemsiz bir dudak,
Zeytuni toprakla
....
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.