2
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
175
Okunma
Aşk,
ilk zamanlar bir telaştır;
sesler yükselir, kalp acele eder,
dokunuşlar yangın gibidir
ve her söz biraz fazla söylenir.
Sonra zaman geçer.
Aynı yüz, aynı ses,
aynı omuzda dinlenen yorgunluk
başka bir dile dönüşür.
Aşk susmayı öğrenir önce,
çünkü her suskunluk
birbirini anlamaya yaklaşmaktır.
Birlikte eskir kelimeler,
birlikte ağırlaşır sevinç.
Artık göz göze gelmek yeter;
bir bakış, uzun bir cümleden daha dürüst olur.
Kalp, hızla atmak yerine
yerinde ve sağlam atmayı seçer.
Aşk olgunlaşınca
beklemek korku olmaktan çıkar,
gitmeler bile emanet edilir.
Kıskançlık yerini güvene bırakır,
sahip olmak değil
yanında durabilmek önemlidir.
Birlikte öğrenilir hayatın dili:
hastalıkta sabır,
yoklukta dayanışma,
sevinçte sessiz bir şükür.
Artık aşk, dokunmaktan çok
tutabilmektir düşmemesi için.
Ve insan anlar ki
en gerçek sevda
ilk günkü heyecan değil,
onca yıldan sonra
hala aynı yüreğe
aynı sadakatle dönmektir.
Aşk yeniden olgunlaşır;
gürültüsüz, iddiasız,
ama kök salmış bir ağaç gibi
fırtınaya karşı dimdik.
Çünkü bazı aşklar
zamanla azalmaz,
zamanla insan olur.
Ve zaman,
iki insanın arasından geçerken
her şeyi almaz götürmez;
bazı şeyleri bırakır.
Birlikte susmayı,
aynı acıya farklı yerlerden bakmayı,
aynı umudu farklı günlerde taşımayı bırakır.
Aşk artık bir an değildir,
bir hâl olur.
Sabah uyanınca omzunda duran ağırlık,
gece uyumadan önce
üstünü örten düşüncedir.
Ne coşkun bir nehir gibi taşar
ne de kurur gider;
derinleşir, ağırlaşır,
sessizce akar.
İki insan birbirini
yeniden seçer her gün.
Aynı bedende yaşlanan bir yüzü,
aynı seste yorgunluğu,
aynı kalpte çoğalan çizgileri
sevmeyi öğrenir.
Artık aşk, kusursuzu aramak değil,
kusurla kalabilmektir.
Bazen tartışmalar olur,
kelimeler sertleşir,
sessizlik uzar.
Ama kalp bilir yolunu;
kırgınlıklar bile
aynı eve döner akşam olunca.
Çünkü sevgi,
kaçmak yerine kalmayı
defalarca seçmektir.
Olgun aşk,
birlikte yaşlanmayı hayal etmekten çok
birlikte yaşlanmaya razı olmaktır.
El ele tutuşurken
geleceği konuşmaz belki,
ama geleceğin korkusunu
birlikte taşır.
Ve gün gelir,
ilk heyecan çoktan unutulmuştur,
ama bir fincan çayın buharında
aynı huzur vardır.
Bir bakışta,
“buradayım” diyen o derin ses kalmıştır.
İşte o zaman anlarsın:
Aşk bitmemiştir.
Sadece büyümüştür.
Bağırmayı bırakmış,
dua etmeyi öğrenmiştir.
Ve en güçlü hâlini
sessizce sevdiği yerde bulmuştur.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.