0
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
197
Okunma
Geceyi delerek geldin bana,
rüzgârın bile cesaret edemediği yerden.
Kalbim hazır değildi,
ama aşk zaten
hazırlıksız yakalar insanı.
Seni sevmek
bir yangına bile bile yürümekti.
“Yanarsın” dediler,
ben ateşi öptüm.
Gözlerin…
Bir bakış değil,
bir çağrıydı.
Geri dönülmez bir yol gibi
çekti beni içine.
Ben düşmedim sana,
ben teslim oldum.
Tenin yakınken
dünya uzaklaştı.
Zaman utandı akmaktan,
gece sabaha varmak istemedi.
Adını her düşündüğümde
nabzım hızlandı,
kalbim kendini unuttu.
Ben seni
aklımla sevmedim.
Mantık kapının dışında kaldı,
vicdan sustu,
yalnızca içgüdü konuştu içimde.
Saçlarının kokusu
bir dua gibi çöktü üzerime.
Secdeye varır gibi
eğildim boynuna.
Bu aşk ilahi değildi belki
ama kutsaldı.
Bir dokunuşun
bin cümleyi susturdu.
Dudaklarının kıyısında
ölmeyi bile kabul ettim.
Çünkü bazı aşklar
ölümden korkmaz,
eksiklikten korkar.
Ben seni
ölçüsüz sevdim.
Fazla,
taşkın,
taşırarak…
Eğer bir gün
“Bu kadar sevmek fazla değil miydi?” derlerse,
şunu söyle:
Ben eksik sevmeyi hiç beceremedim.
Ya tamamım,
ya hiç.
Ve bil ki…
Bu kalp bir kez yandı sana.
Külü bile
başkasına ait olmayacak.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.