1
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
675
Okunma
Bir de ölüm ertesi var
Ağlamaktan saygıya durup
Eğlenceliği beşiğine geri dönen ninniler gibi
Sade bir hazdan
Kaynayan bir detayın ölü doğduğu
Nefessizlikle sergilediğimiz bizsizlik bakışlarına
Gebelendiğimiz vahşi bir ırkın tanrısı kalbimiz
Ölüyorsak
Bir bildiğimiz var
Ve yaşandıkça silkindiklerimiz kadar yorgunuz artık
Muhtelemelen
Çiçekleri tatlı uykudan uyandıran nehrin gözleriyle göremedik
Ağaç sandığımız dalların köklerine bulut asılmıştı oysa ki
Seğirten ne varsa aşka yataklar serenlerden olduk
Ah güvercin salaları
Ah beyaz ırkın kan göreni
Dilin kekremsi ve mavi gözünü kör etmiş
Bilge sözlerle geldim kardeşlerim
Yarılmış kalbe ne indiyse o sırla eleleydik
Gezdik güneşin dağlardan sıyrıldığı
Hayta yeşillerin sarılara galabe çaldığı
Ve koynuna üveyik seslerini asan ağaçlara
sırt dayadığımız diyarlar gördük
yaşamaktasın
güzelsin
bilirim
bilesin ki döllendikten sonra kucaklaşacaksın
ve teninde üşürsen mevsimin sonu değil bu gördüğün
ve aşka çizdiğin le kalacak eski yayla izleri
bir tabloya bakmadığın yıllar kadar
hakkını vermiş olacak adımların
Belki de
Seninle gizlenebilirdik
Hiç kimseyle saklanamazken
Kaldır kafanı ölüler ekmeğini toplarken
Yere ve göğe o kadar sevap yazıldı ki
Yay gibi uçusun da unutuldu
Karanfil serpercesine bakışın da
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.