9
Yorum
37
Beğeni
5,0
Puan
867
Okunma
göçlenirken tek bir çoğa
gün yapraklarıyla titrer
yüzümün zambaklı beyazında yol
ki ölüm çeşme başlarında taze mühürken
rüzgârın uğultusunda soluğum
bahçe çiçekleriyle gezer
kıyısında yıldız dokulu ağaçlar
genişleyen akşamlarca
uykusuna çeker beni
vakitlerin parmakuçlarında
sesler ve renkler
çıplak atlarla yırtıp karanlığı
göğün nal yılkısıyla
şurama çağırır
duyarım..
yol ucunda uçan kanat
dünyanın ortasında kızıl çember
döner uzun yağmurlarca
sırtımda kuytu bir su
ışık kadar temiz
harflenir düşlerime
bir yerdeyim
gözümün nurunda topal gölgeler
aydınlık mayasıyla havalanır
ardından kuşlar
göğsümde rüzgarla..
yalnızlığın güneşiyle incecik yalıyorum
pencere kenarlarını
tutuyorum ayazını dalın
geçiyorum karanlığı
böyle sıcak
.....
5.0
100% (17)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.