2
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
831
Okunma
Maviye hüzün yakışmıyor/
yakışmıyor gri sular altında çığlık kalbin alevine...
çünkü;
yaşamla ölüm arasındaki intiharların özlem gibi yüzünde karasevda
kalem çalarken kimse hatırlamıyor adımı
sahi kaç yıllar yalnızlığıma oturan bahar,bademler açarken
karbeyaz kuşlar düşüyor tenine
gece yarı uykuda elini tutarken
bulutlar uçtu saçlarımdan
her sabah böyle
umudu rüzgarın elinden tutmak
diyorum
kalksın şu musibet is
inancımın alınterinden
içinin kuytusunda sakla beni
orada dizlerine başımı koyup uyuyacağım
özlemlerin zamanlar doğuracağı
ölmelerim var
çürürse çürüsün
ayrılığa ne derse ses
çehreme ay doğarken
seviyorum seni
duygulardan çıkan hicranın ırmağı
bakışı gül sesli,gülüşlüm
fotoğraflarında yaşadığım ikindiler
şehir uyurken çoğalan dağlar
ağzımda ince harfli sen var
yüzümdeki dağınıklık kendine yasladı sevdayı
kaldım!
yalnızlığımla karşıladım seni
fala da inanmam üstelik
ilahi bir müjdenin ucunda
kuşların dilini öğrenir
müebbet sürgünün sonsuz beyazlığında
çırılçıplak lekesiz kent gibi
seni beklerim
anıların taşıdığı kavuşmalar korkunç güzel...
ki,
cehennem cennete yürürken
ölümün yüreğinden menzili süzdüler
uzandım yanına
beraber ağlamak
beraber öpüşmek
her şey biraz uzunken
uzan yanıma
ışığı söndür
eskiyelim
beraberce
dilim küfre düşmeden
elinin sanatından düşler kuralım
hep seninle
5.0
100% (10)