6
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
921
Okunma
Bir yerden tanıyorum aynadaki adamı
Kendim miyim acaba çıkaramadım henüz
Bakarken bir sis sardı darmadağın odamı
Bana benzemiyor mu karşımdaki yaşlı yüz?
Saçlarım arasında renk savaşına düşmüş
Siyah beyaz yarışta uzun yola üşüşmüş.
Vuslatın peşindeyim zaman mı belli değil
Bakacak olsam bile yaramaz saat durmuş
Önümde türlü yollar karıştı artık menzil
Zavallı yelkovanı akrep okuyla vurmuş
Yanlışı ben mi seçtim yarınımı kararttı
Susuz kalmış gibiyim gün benzimi sararttı.
Güvercin tüylerini saklıyorum cebimde
Doyurmak istemiştim ama göğün karnı tok
Barışı önerirdi benim gibi hekim de
Can azapta canan da geceleri rüya yok.
Bir sokak lambasına umudu saklıyorum
Geceyi zincirleyip gamı yasaklıyorum.
Pencerelerden sarkan çocukluğum vardı ya
Dengesini kaybetti haberde özne benim
Cılız omuzlarımı uğultular sardı ya
Şikâyet ne elindir olumsuz söz ne benim.
Çıldırmış çiçeklerle doluyor gönül saksım
Yolda ilerlemiyor kırıldı yine aksım.
Birazdan rüzgâr eser elbisem düşer yere
Acep ömrüm kalır mı bir sigara içimi
Yeniden döneceğiz doğsak bile bin kere
İşte yine kapladı bir kuruntu içimi.
Bana neler söyletti aynada aklı saçlar
Belki de şefkat ile okşanmaya muhtaçlar.
5.0
100% (12)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.