18
Yorum
54
Beğeni
5,0
Puan
1255
Okunma
Bir sancı uyandırır sessiz sensiz geceden
Kan fışkırır kalemle dokunduğum heceden
Keskin kılıç dilimler yüreğimi inceden
Nerdesin ahu-zarım vakit doldu gel Funda
Adını işlemişim ruhumdaki yaraya
Altın taht mı kurdurdun yıkılmış mağaraya
Aradım bulamadım yıllar girdi araya
Nerdesin bergüzarım vakit doldu gel Funda.
Ayrıldın dur demedim ama bana ah düştü
Gecelerin ardından kapkara sabah düştü
Kader yazdı çaresiz üstüme eyvah düştü
Nerdesin ruh-u yarım vakit doldu gel Funda.
Bıraktın ellerimi ecel suyuna banıp
Gülümsedin giderken sahte cennete kanıp
Kaç kez irkildim bilsen kâbuslardan uyanıp
Nerdesin tek hünkârım vakit doldu gel Funda.
MAHİNUR
Anılar açılınca adın çıktı Mahinur
Önünde diz çöktüler sararmış solmuş resmin
Saç tellerin savrulmuş gözümde yüzün durur
Nasıl yer etmiş bilmem içime güzel ismin.
Adımız kalmış mıdır çizdiğimiz dallarda
Yeniden buluşalım Pirler’de Çakallar’da.
Elimiz birleşirdi semaver dumanında
Selağzı bize tutkun biz bu şehre vurgunduk
Sözümüz kaybolurdu yeşil nehrin yanında
Bazen ondan coşkulu kimi zaman durgunduk.
Resmimiz silinir mi işlediğin bakırda
Yeniden buluşalım kuşlarla Yedikır’da.
Gezerdik usanmadan Suluova Merzifon
Terziköy’de dinlenir tur atardık Kurnaz’da
Yorulurdu inlerdi bastığımız her beton
Dudağını bulurdum yuttuğum al kirazda.
Tozumuz duruyor mu toprağında taşında
Yeniden buluşalım Ziyaret Gölbaşı’ında.
Ben kuştum bir kafeste sense nazlı kelebek
Ben sarıpapatyaydım sen kırmızı şakayık
Beraber olacaktık el ele mahşere dek
Hasret hüzün ve hicran neden bizlere layık?
Kızlar bizi anar mı adına has sarayda
Yeniden buluşalım bir defa Borabay’da.
------------------------------------------------------
------------------------------------------------------------
AYŞENUR
Fotoğrafını serdim kahvaltı masasına
Aldırmadan gönlümün büyüyen tasasına
İsyan edip haykırdım ayrılık yasasına
Ekmeğin arasına seni sürdüm Ayşenur
Yutamadım bir türlü hep öksürdüm Ayşenur.
Tabakta yeşil zeytin eşdeğerdi gözüne
Bal mıydı dudakların tat vermişti özüne
Neden bırakıp gittin bakıp da el sözüne
Çatalımın ucuna seni taktım Ayşenur
Alamadım ağzıma durup baktım Ayşenur.
Masum muydu bakışın eksik miydi gülüşün
Yarıda mı kalmıştı gece gördüğün düşün
Değer miydi ağlamak değer miydi bir düşün
Demliğe seni döktüm çay inledi Ayşenur
Kaynamaktan vazgeçti su dinledi Ayşenur.
Dokunurken bardağa kaşıklar vermedi ses
Susup dinledim ama duyamadım tek nefes
Adını heceledi çevremde duran herkes
Üstümüzden çekti bak gün nurunu Ayşenur
Gel desem kırar mısın gururunu Ayşenur.
-------------------------------------------
------------------------------------------
MÜJGÂN
Hangi uslanmaz arzu bağladı şen dilini
Hangi kâbus söndürdü gözünün kandilini
Hangi kanlı çağlayan ıslattı mendilini
Yüreğine saplanan sivri ok mudur Müjgân?
Yıkıldı mı gönlünün yüce sevda kalesi
Nerede bilincinin şevk veren meşgalesi
Doğmadan mı yazıldı ömrünün makalesi
Bitecek mi sanmıştın işin çok mudur Müjgân?
Zamanın düğümünü çözmek kolay mı sandın?
İmkânsız mı başlangıç ne de çabuk usandın?
Doluya tutulmuşsun hayalimde nisandın
Tükendi mi yarınlar umut yok mudur Müjgân?
Çığlığının sükûta serenadı bitti mi?
Beslediğin hayaller kanatlanıp gitti mi?
Acı veren anılar uçuruma itti mi?
İnzivaya çekildin ruhun tok mudur Müjgân?
-------------
5.0
100% (32)