1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
1193
Okunma
Bir keresinde bir pandanın yeşillerle boyanmış bir kumaşa sarıldığını görmüştüm
Otobüs yolculuğunda akan giden pencereler ve içleri kum dolu taşıtlar
Kırışmış kumaşın önü ve arkası aynıydı işte
Ve tanrı: yaratmanın doruklarında bir defaya mahsus mahşer yaratıyordu
İşte kumaş yanıyordu şimdi eşsiz bir boğaz gibi
Tüm pandaların hatrına kitaplara konu olacak bir ağaç belgeseli
Demeye kalmadan hıçkırıklara tutularak ağlayan kuru pastalar
İnanır mısın? birkaç saat önce aklımdan sen geçmiştin
Bu öyle bir geçmeydi ki, yıllar sürecek trafiğin kıvılcımı gibiydi
Ben ağlamıştım sevinçten yahut hüzünden
Sevinçlerimi bir salıncakta sallandırdımdı
Kaç sallanış bu? -aşkla sallanış-
Biliyorsun işte her şey bekler seni en derinlerde
Yani şarkılarım, sularım ve bileklerim
Hep seni bekler ve özler işte
Öyle ya, hüzünlerim hep mevsimvariydi
Kar yağmıştı karayollarına;
Ellerime dolmuştu tebessümlerin
Ve kapalı bir şeritten ite-kaka geçen develer
Zırhlı ve silahlı develer
Amanın tanrım! ben böyle deve görmedim ömrümde
Birisi sormuştu çok koyu esmer birisiydi ağzı gül şarabı kokardı
Edasıyla kuklalar oynatan ve uzun bir tütün içen
-vapurlar ne olacaktı?-
Desenize siz şuna yukarı mı sürmeli aşağı mı
Ve ben: vapurlar tabi ki de yukarı sürülmeli
Çünkü bana kalırsa her yer mavilikti, göktü ve denizdi
Tebessümlerin ve sarılışların gibi
Eminönü sahilde yukarı giden birkaç vapur kalktı işte yine usul usul
Sonrası yeşil kumaşlarla sarılan pandanın varlığıyla alakalı
Kuşlar gagalamıştı onu işte martılar
Sarıl hadi, sarıl
Sen sarılırsan camiler aydınlanır
Yeşillenir camiler, hem camiler yeşillenirse müzelerde kapanır
Şimdi her şeyi boş verelim ve ellerinden başlayalım söze
Bir ağaca sarılır gibi bana sarılan ellerine
İnanır mısın? kaç hatim indirdim geceleri acımasın diye
Yalnızlığımı bölüşmüştüm seninle
Bölüşmüştüm işte ve sanat galerileri açılmıştı
-Karllar ve Leonardolar öfkeli-
Öyle de güzeldi işte tanrım
Öyle de güzel gözleri vardı
Bir son dakika golü kadar apansızdı
Balıkların yemekleri kadar tatlı ama yakan
Baktıkça bakılan çok da çekilen
Hatta çektiren
Şimdi bak benim ellerime her yer kan revan içinde
Kördüğüm olmuş, bağlanmış birbirine
Menekşelerle donatılmış bir mezarlık kadar amiyane
Amanın tanrım! bize bir duble daha votka
Olur olmadık sevdalarım geldi yine
Bir gün ağlarsan diye cebimde sakladığım o kan kokan mendiller, sinema biletleri falan
Öyküler dizilmişti sıraya bir asker gibi
Dizilmişti dediğime bakmayın onlar hep öyleydi,
Sayın tanrımın hikmeti işte
Ey güzel abiler beni biraz dinleyin
Benim bir derdim var ama dert de değil bu
Bir sevda, bir takıntı, bir tutku
Amanın tanrım! sonu hiç uğramasındı
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.