5
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
2347
Okunma

her gece yarısının kendine has bir busesi olurmuş
gök gürültülü bir yalnızlıktan sonra...
sessizliğim var ellerimde bir yumak
ve yalnızlığı örüyorum acıyla belki
nicedir sıkışmış ruhum
darmadağın ve kurak
her bir dende yeni baştan hüznü örüyorum...
çağını çekmek istiyorum belki ömrün
hasretle ilmek ilmek
yeni bir başlangıcı saymak
iki düz iki ters bir aşkı arıyorum...
kim bilir sessizliği bozmak
hep sakladığım sözleri çıkarmak istiyorum gün yüzüne
anı defterleri arasında kurumuş
ve solmuş bir gülü işliyorum ince ince
aslında bir gülün kırgınlığıyla geziniyorum elden ele...
avare...
sessiz...
haykırarak yüreğime...
belli ki hüzün saatlerini vuruyor zaman
gözlerimin beş çayına geç kalıyorum...
ellerimle kendimi yeni baştan ilmek ilmek dokuyorum
geçmişin bıraktığı sökükler olsa da içinde
siyahları maviye döndüremesemde
yeniden başlamaya cesaret ediyor ruhum
kayıp bir şehirde yalpalayarak...
ölüm...
kefen...
ve mezar karanlıklar ardında....
sevdaya cüda kalmış sonsuzluğa mersiyeler yazıyorum
sıratında ömrün her bir adımına adını yazıyorum bilmeden...
huri ve gılmanları yok sevdanın
ne de çölde umut gibi gelen vahaları
hep bir sessizlik
hep bir gözyaşı...
yalanlarını savuruyorum ateşe
her defasında biraz daha
turuncuyu çıkarıp hayatımdan kırmızımdan uzak tutuyorum....
siyahları maviye çeviremesemde
yeni baştan başlamaya cesaret ediyorum...
sessizliğim ellerimde hiç bitmeyen bir yumak
ve ben söküp söküp acıyı yeni baştan örüyorum
yeterartık çağını çekmek lazım ömrün
ne de olsa bu dünyada ölüm son durak...
isyana müşterek bir vaveyla kopararak
gidiyorum...
Fatma Özçakmak arkadaşıma teşekkürlerimle...
5.0
100% (8)