4
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
1083
Okunma
son söz ölümü düşünmedi köprüde
çünkü hala doğuracağı külleri ve
yaban çiçekleri vardı kadının üstüne
anlaşılan beraber dalacağız nemli bir yaşama
sevimsiz aldatma taşırken her zerre
ihtimal parçalarda saklanıyor yeşiller
bilekleri kalınca aydınlığa ayrılık yazılır mı
yüzü genişse camların
bu günlerde toprak erken ihtiyarlıyor
doğmamış çocuğun avuçlarına
günahlar soğuk bir cenazede birbirini dişliyor
aç yorgunluğun dallarına dizilmiş yaşlar
gözbebeklerinde adamın uzayan kolları
batar ağzı açık damarlara
ağrır beyaza siyah bulaşan dalgalar
anne/annem değilsin ama
kıldan ince duvarlara dizini vurma
taşırsın omuzlarında şehrin karanlık ayaklarını
yoksa
fısıltılar kabardıkça mavi yosun üstünde
daracık sokakların kan izlerinde andım ismini
kaldırımlarında üvey gölgeler can çekişirken
kalbine karalar bağlamış arsız ellerin
bilebilsen ne çok yalnızsın teselli tenlerde
şimdi huzura bel bağla
gök kırbaçlar sesini
dilinde dolu bulut
hadi ayağa kalk
iniyor gemilerden sular
suretler kapanıyor sırtında
şimdi teksin
hatta sen bile yoksun göl gözlerinde
unuttukların heykelden taşlar diziyor kapına
kapan ölümün en koyu ocağına
sen
ölmek istiyorsun bir kadının üstüne
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.