2
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
2080
Okunma
Gönlüme gam düşünce,, demlerdim efkarımı
İçerken yalnızlığım, hasretin men bağından
Beni bana bırakır, gezerdim perakende
Nerdeydin hilal kaşlım, şu gurbet akşamları?
Sevdalılar kol kola gezerken sahillerde
Bir sokak kemancısı vururdu bam telime
Bütün resimlerini albümden söksem bile
Yine seni arardım,, şu gurbet akşamları.
Gövdemi hırpalarken, yüreğimdeki sancı
Kelimeler anlamsız, tabelalar yabancı.
Tabipler anlamazdı, derdimi, ilacımı
Bir teselli ararıdm, şu gurbet akşamları.
Çiçekçiler çarşısı, köyüm düşer yadıma
Büyüleyen kokular, yetişir imdadıma
Gonca güller, laleler takardım, gerdanına
Anılarla yaşardım,, şu gurbet akşamları
Arşınlarken neşeyle, dağları, ovaları
Bizim de yığın yığın hayallerimiz vardı
Yaşanmamış öyküler, ihtimallere kaldı.
Felekten davacıydım, şu gurbet akşamları
Devrin haramileri zevkinde, sefasında
Yalancı şahitleri çilingir sofrasında
Meşhur kadı efendi, acaba hangi safta?
Depreşir duygularım, sayardım şafakları
Bilmem ki yad ellerin lütfuna mecbur muydum?
Yoksulluk belasından hırpalandım, yoruldum.
Ne çare, onca yıldır, gamla, çileyle doydum
Unutulur mu sandın, şu gurbet akşamları.
Ömer Çelik
Kayıt Tarihi : 3.2.2010 23:05:00
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.