0
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
42
Okunma
Kaybetmekten korktuğum şeyleri
Serbest bıraktım.
Bunu, bir vedanın içinden değil,
Yavaş yavaş kendime geri dönerken yaptım.
Bir sabah, kapının eşiği
Ayakkabılarımı eskisi kadar beklemiyordu.
Koridordaki ayna, geçerken
Yüzümü değil, acelemi eksik buluyordu.
Camı sildim, dışarı aynı kaldı;
Camdaki buğu, benden önce çekilmişti.
Pencerenin önündeki sandalye,
Aylarca aynı yerde durdu, kimse oturmadı.
Ama ilk kez, bir boşluğu değil,
Sadece bir sandalyeyi gördüm.
İçimde kimseyi beklemeyen bir duruş uyandı;
Kimseyi çağırmıyor, kimseyi tutmuyordu.
İlk kez, bir odanın içi eksik görünmüyordu.
Ve insan, kendine ait olduğunu sandığı her şeyi bıraktığında
Yalnız kalmıyor;
Sadece, kendi yankısından çıkıyor.
O günden sonra, evdeki eşyaların yerini değiştirmeyi bıraktım.
Bir askının, yıllardır aynı ceketi taşıyabilmesi,
Benden daha iyi susmayı biliyordu.
Mutfakta, sapı çatlamış tahta kaşığı atmadım;
Çorbayı yine karıştırdı.
Bir akşam, duvardaki saati durduğu hâlde indirmedim;
Bazı zamanlar, duvarda kalınca daha doğru susuyordu.
Sonra, eski bir defter açtım.
Yazılar bana aitti ama bekleyen kişi ben değildim.
Defteri kapattım.
Mürekkep, benden daha iyi biliyordu
Hangi cümlenin artık dokunulmaması gerektiğini.
Eve döndüm, her şey yerindeydi.
Askı, aynı ceketi taşımaya devam ediyordu.
Çatlak bardak, aynı raftaydı.
Kapının kolu, kim gelirse gelsin aynı soğukluğu taşıyordu.
Hiçbir eşya beni beklememişti; ilk kez, buna kırılmadım.
O an anladım;
Ben, kaybetmekten korktuğum şeyleri serbest bırakmamıştım.
Onlar, benden usul usul çekilmişti.
Ben ise, geride kalan değildim; geç kalan bendim.
Ve bütün bu zaman boyunca, omuzumda taşıdığım şey
Bir insan, bir eşya, bir hatıra değilmiş;
Kendime, ısrarla anlattığım hikâyeymiş.
Onu bıraktığım gün, gökyüzü değişmedi.
Sadece, içimde yıllardır aynı yerde duran yük,
Omzumu benden önce terk etti.
Ve ben, ilk kez, kendimi taşımak zorunda kalmadım.
Alper KARAÇOBAN
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.