0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
50
Okunma
Zaman, her dakika seni
daha çok sevmemi engelleyemiyor.
Ve ben bundan öylesine mutluyum ki;
zamanı salıverdim,
kendi özgürlüğüne…
Bıraktım artık
akrebin peşinden sürüklenen yelkovanı;
aynı çemberde dönüp duran
iki eski telaşın
ömür tüketmesini.
Takvimlerden günleri değil,
senden uzak geçen saatlerin hesabını sildim.
Çünkü anladım;
bazı bekleyişlerin tarihi yoktur,
bazı sevdaların
varacağı bir son durak da.
Sen bende
geçmişten kalmış bir hatıra değilsin.
Her hatırlayışımda
içimde yeniden açılan
eski bir kapı da değilsin;
sen,
zamanın örtemediği
bir yerdesin içimde.
Üzerinden ne kadar yıl geçerse geçsin,
orada hiçbir şey eksilmiyor.
Sanki hayat,
senden sonra bıraktığı boşluğu değil,
seni saklamak için
kendine bir yer açmış içimde.
Adını düşündüğümde
yıllardır kapalı duran
bir pencere açılıyor.
İçeri giren ışık
yalnızca odayı değil,
odanın bende unuttuğu
yerleri de aydınlatıyor.
Seninle birlikte
sessizlik bile
başka türlü susuyor.
Bazen bir akşamın ortasında,
hiçbir sebep yokken
sana ait bir gülüş düşüyor aklıma.
O küçücük ses
birdenbire bütün dünyayı
yerinden oynatıyor;
duvarlar uzaklaşıyor,
gece inceliyor
ve ben
kendimi sana biraz daha yakın
bir yerde buluyorum.
İşte o zaman anlıyorum:
Ben seni
zaman geçtikçe sevmiyorum.
Geçen her gün,
sana ne kadar derinden
işlediğimi gösteriyor.
Çünkü zaman
her şeye dokunuyor sanıyor kendini;
oysa bazı duyguların
kapısı ona kapalı.
Üzerlerine yıllar yağıyor,
dünün izleri siliniyor,
bazı sesler hafızadan çekiliyor,
insan kendi geçmişine bile
yabancılaşıyor.
Ama senin yerin
içimde eksilmiyor.
Ne soluyor,
ne aşınıyor,
ne başka bir duygunun altında kalıyor.
Ben seni içimde büyüttükçe
zaman küçülüyor.
Koca günler
avuç içimde unutulmuş
birkaç dakikaya dönüşüyor.
Yıllar,
bir tek bakışının karşısında
ne kadar kısa olduklarını
itiraf ediyor.
Belki de bu yüzden
zamana kızmıyorum.
Bıraktım geçsin.
İstediği kadar uzaklaşsın benden.
Çünkü senden yana olan hiçbir şey
saatlerin hükmünde değil.
Ben seni
bir ömrün içine sığdırmaya çalışmıyorum.
Seni,
ömrümün sığmadığı yerde seviyorum.
Saatleri susturdum.
Takvimleri kapattım.
Beklemenin adını
hayatımdan çıkardım.
Çünkü seninle ilgili
en güzel gerçeği sonunda öğrendim:
Bazı insanlar
hayatımıza zamanında gelmez.
Bazıları
zamanın kendisini
anlamsızlaştıracak kadar
doğru gelir.
Sen geldin.
Ben de
zamanı salıverdim
kendi özgürlüğüne.
Varsın günler
birbirini kovalasın.
Varsın yıllar
arkasından sürüklesin
bütün takvimleri.
Ben artık
hiçbir saatin içinde seni aramayacağım.
Çünkü sen
bir saatin gösterdiği yerde değilsin.
Sen,
zamanın yetişemediği
bir yerdesin içimde.
Ve ben seni
orada sevmeye devam edeceğim.
Öyle bir yerde ki;
ne dün sana dokunabilecek,
ne yarın seni eksiltecek.
Benim içimde
senin başladığın yerde
saatler işlemeyecek.
Takvimler eskimeyecek.
Zaman geçmeyecek.
Zaman,
ilk kez bir sevdanın karşısında
kendi yolunu unutacak.
— Alper KARAÇOBAN
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.