6
Yorum
25
Beğeni
5,0
Puan
315
Okunma

Vakit, tedirgin bir cevizin kıvrımlarında üşüyordu,
suretler söküldü, ben kaldım geride
herkes çekildi
loş bir aralıkta
kıyılar uzun bir çeper gibi yüzüme karıştırıldı.
Ayazla vurulmuş bir parsın sarsılmaz gücünde
gecenin çapasına takıldı göğün suları,
mayalandı kurşuni bir uğultu, kuyuların ağzında,
maun bir esinti,
koridorların duvarlarına serabı kıydı;
sürüklendi gölgeler çıngıraklı geceye.
Zülalimde derbeder bir bulut,
hokkaya sığmayan sonsuzluk:
hangi suskuyu söylesem bir cereyandı,
lâl bir menzil, göçük ışıklarla çizildi,
savrulan bir cevherdi sessizlik,
eşyada kehribar bir mahrumiyet.
Reçineli bir düş, boşluğun bileğini sardı,
bir gözenek açıldı karanlığa,
arduvaz yalnızlıklar oyuldu gecenin kör damarlarına,
eşiğin altında kalan hüzün,
huzursuz bir ikindi,
bulanık bir su üstünde menekşe kokulu kayalar,
bir güfteyle yükselen çığlık,
çimenlerin altında uyuyan ikindiler geçer yüzümden.
Bil ki Aşk olsun !
...
5.0
100% (13)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.